Avrupa Birliği (AB) Tarihi

Avrupa birliği aslında adını sıkça duyduğumuz fakat asıl amacını ve nereden geldiğini bilmediğimiz bu gruptur. AB, yirmi sekiz üye ülkeden oluşan ve toprakları büyük ölçüde Avrupa kıtasında bulunan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. 1992 yılında, Avrupa Birliği Antlaşması olarak da bilinen Maastricht Antlaşması’nın yürürlüğe girmiştir. Tabi tarihi açıklamalarıyla da bakmamız gerekir.

Birliğin   temelleri 1951 yılında Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Almanya, Fransa ve İtalya arasında, kömür ve çelik sektörünü geliştirmek amacıyla kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile atılmıştır. Bu oluşturulan anlaşmada savaşan ülkeler de barış kararı almıştır. İlk başta sadece ekonomik bir destek için kurulan topluluk, 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu adını alan birlik, 1992 yılında günümüzdeki ismini alarak ekonomik ve siyasi bir örgüt hâline gelmiştir. Avrupa birliği kendi içinde bir kalkınma yapmak istemiştir. Üyelerine ayrıcalıklar sağlamış ve destek olmuştur aynı zamanda kendi para birimlerini de oluşturmuşlardır. Başkenti Brüksel olan Avrupa Birliği ülkeleri, birkaç üye haricinde ortak para birimi olan Euro’yu kullanmaktadır.

Altı üye devlet, daha sonra Roma Antlaşması’nı imzalayarak çeşitli mal ve hizmetleri içeren ortak bir pazara dayalı Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurmaya karar verdi. Altı ülke arasında gümrük vergileri 1 Temmuz 1968’de tamamen kaldırıldı ve 1960’larda özellikle ticaret ve tarımda ortak politikalar oluşturuldu. Kurulduğu tarihten itibaren sürekli genişleyen bir birlikti Avrupa birliği, son olarak 2013 yılında Hırvatistan’ın da katılımıyla 28 ülke ve 507 milyonluk nüfusa sahip büyük bir serbest dolaşım bölgesi hâline gelmiştir. Avrupa Birliği’nin amacı sadece ekonomik anlamda değil tarım, ulaşım, sanayi, enerji, siyasi ve askerî birçok alanda ortak politikalar oluşturmaktır. Ekonomik anlamda bu birliği gerçekleştiren örgüt, ortak dış politika ve ortak ordu oluşturma konusunda henüz başarı sağlayamamıştır.

Aynı zamanda Avrupa birliğine girmek isteyen ülkelerin yerine getirmesi gereken çok sayıda kural var. Kurulduğu tarihlerde buna dikkat etmeseler de son yıllar da çok fazla dikkat etmeye başladılar. 1987 yılında birliğe katılmak için resmen başvuruda bulunan ve aday ülke statüsüne sahip olan Türkiye, tam aday olabilmek için yerine getirmesi gereken Kopenhag Kriterleri’ni uygulama yolundaki çalışmalarına devam etmektedir.

Her ülke Avrupa birliğine katılmak istemiyor. Ekonomik olarak kalkınmış Avrupa ülkelerinden Norveç ve İsviçre Avrupa Birliği’ne üye değildir ve üyelik başvuruları yoktur. Ayrıca son yıllar da Avrupa birliğine girmek isteyen ve bekletilen ülkeler için de Avrupa birliği çekiciliğini kaybetti. İzlanda ise 2015 yılının başlarında üyelik başvurusunu geri çekmiştir. 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan halk oylaması sonucunda, Birleşik Krallık halkının %52’si Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde oy kullanmıştır. 2018 yılının sonuna kadar Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması planlanmaktadır.

Lizbon Antlaşması

Birçok antlaşma yaparak kendini sağlamlaştıran Avrupa birliği, son antlaşmasıdır. Aslında derinleşme sürecinin son antlaşması da diyebiliriz. Lizbon antlaşması 2007 yılında imzalanan ve 2009 yılında yürürlüğe girmiştir.  Bu antlaşma ile temel olarak, AB’nin karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklıkların giderilmesi ve Birliğin daha demokratik ve etkili işleyen bir yapıya kavuşması hedeflendi. Bu hedef doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidilerek, Avrupa Topluluğu’nu kuran Antlaşmanın adı “Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma” olarak değiştirildi.

Üye Ülkeler

  • Avrupa Birliği’ne 1951 yılındaki kurucu üyeler olan Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Almanya, Fransa ve İtalya’dır.
  • 1973 yılında Danimarka, İrlanda Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık katılmıştır.
  • 1981 yılında Yunanistan üye olmuş.
  • Daha sonra  1986 yılında Portekiz ve İspanya eklenmiş.
  • 1995 yılında Avusturya, Finlandiya ve İsveç üye olmuştur.
  • 2004 yılında Kıbrıs Rum Kesimi, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya ve Slovenya ülkeleri katılmıştır.
  • 2007 yılında Bulgaristan ve Romanya üye olarak katılmıştır.

Son olarak da 2013 yılında ise Hırvatistan katılmıştır. Katılan en son ülkedir.

Dijital Pazarlama

Aslında dijital pazarlama gayet açık ve net bir tanımdır. Öncelikle bir satış yöntemi değildir. Ulaşılan sonuçlar sayesinde dijital kanalları kullanarak satış yapmayı sağlayan bir iletişim süreci ve pazarlama yöntemidir. Öne gelen dijital pazarlama kanalları ise sosyal medya, internet ve mobil platformlardır.

Dijital pazarlama günümüzde yeni pazarlama trendinin çok ötesindedir. Rekabet avantajı için yeni kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırarak; tedarik zinciri optimizasyonu, ulaşılamayan alt segmentleri hedef alma, aracısız dağıtım modeli, pazarı daha verimli hale getirme, yeni iş modelleri üretebilme, şeffaf ve dürüst bir pazar gibi avantajlar sağlamaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucu ülkemiz nüfusunun yüzde 50’sinin aktif internet kullanıcısı olduğu saptanmıştır. Mobil pazarlama ve e- ticaret de tüketiciler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Ürün sahibi internet ve farklı medya platformlarını kullanarak ürün satışını gerçekleştirmektedir. Dijital pazarlama, geleneksel pazar yöntemi anlayışını baz alarak daha güncel ve interaktif dünyaya uyumlu hale getirmektedir.

Dijital pazarlama sayesinde birden fazla dijital pazarlama kanalı kullanarak markanızı tanıtabilir ve satış potansiyelini arttırarak rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz.

Dijital Pazarlama Nerelerde Kullanılır?

Teknolojini gelişmesiyle birlikte bant genişlikleri ile birlikte mobil cihazlar artmakta ve yaşam biçimi değişmektedir. Bununla birlikte alışveriş ve satın alma alışkanlıkları da etkilenmektedir. Bir firma ya da markanın dijital pazarlama sürecindeki ismi dijital pazarlama olarak bilinmektedir. Çağımızın gelişime en açık pazarlama yöntemidir.

Dijital pazarlama televizyon, radyo, gazete gibi yöntemler yerine daha interaktif yöntemler kullanarak tüketici ile iletişime geçmektedir. Dijital pazarlamanın kullandığı yöntemler her gün yeni yaklaşımlarla güncellenmektedir. Dijital pazarlama web pazarlama, online pazarlama, e- marketing gibi farklı isimlerle de anılmaktadır. Bu pazarlama yöntemi sayesinde doğru kitleye doğru zamanda ulaşabilirsiniz. Tabi bunun için dijital pazarlama kanallarını daha etkin bir biçimde kullanmanız gerekmektedir.

Dijital pazarlama; logo yazı tipi gibi marka varlıklarında, internet sitelerinde, çevrimiçi broşürlerde, ders kitaplarında, blog yayınlarında, infografiklerde, e-kitaplarda, teknik sözlüklerde, Facebook linkedin instagram gibi sosyal medya kanallarında, etkileşimli araçlarda kullanılmaktadır.

Dijital Pazarlamanın Faydaları

Pazarlamacıların gerçek zamanlı olarak doğru sonuçlara ulaşmasını sağlayan bir pazarlama yöntemidir. Şu şekilde örnek verebiliriz; bir gazete üzerinden yayınladığınız reklamın kaç kişi tarafından görüldüğünü ve beğenildiğini ölçemezsiniz. Ayrıca reklamın bir satıştan sorumlu olup olmadığı da kesin olarak bilinmeyebilir. Fakat dijital pazarlama sayesinde tüm bu istatistikleri ölçebilir ve reklamları analiz edebilirsiniz.

Dijital Pazarlama Taktikleri

  • Arama motoru optimizasyonu (SEO); web sitenizi arama motorlarında en üst sırlarda çıkabilecek şekilde optimize edebilirsiniz.
  • İçerik pazarlama; marka bilinci oluşturarak trafik artışı sağlayabilir, müşteri potansiyelini arttırmak amacıyla içerikler oluşturulabilir ve tanıtım yapılabilir.
  • Inbound pazarlama; online içerik kullana müşterileri çekme, dönüştürme ve içeriği sevdirecek bir yaklaşımda bulunmak
  • Sosyal medya pazarlamacılığı; marka bilinci oluşturarak trafiği ve işletmenin potansiyelini arttırmak için kullanılan en etkili yöntemlerden biridir.
  • Pay- Per- Click (PPC); reklamlara tıklandıkça her tıklama başına maliyet ödeyerek yayınlayabileceğiniz reklam kanalıdır. Buna örnek olarak Google Adwords verilebilir.
  • Mail marketing; müşteriler ile iletişim kurmak için kullanılan bir yoldur. Ürünü tanıtmak, indirimlerden haberdar etmek ve etkinlikleri tanıtmak amacıyla kullanılmaktadır. Üstelik tüketicileri direk web sitenize yönlendirecek bir içerik oluşturabilirsiniz.
  • Dijital yayınlar; blog ve benzer içerik tabanlı web siteleri aracılığıyla marka bilinirliği çalışmalarına verilen isimdir.

Dijital Pazarlama Konuları

Dijital pazarlama; 4 temel adımdan oluşmaktadır. Bunları şu şekilde açıklayabiliriz;

Acquire: müşterileri web sitenize çekebilmek amacıyla yaptığınız aktiviteleri kapsayan bir tekniktir. Arama Motoru Reklamları (PPC),Arama Motoru Optimizasyonu (SEO), E-mail Marketing, Gelir Ortaklığı, İnteraktif Karşılaştırma (Interactive Comparison), Sosyal Medya Pazarlama, Reklam Ortaklığı, Viral Pazarlama, İçerik üretme/paylaşma, RSS, Online PR belli başlı konulardır.

Convert: müşteriyi web sitenize çekmeyi başardıktan sonra hedeflerinize ulaşmak için sonrasında yapacağınız aktivitelerdir. Hedef her zaman için satış olmayabilir. Bir blogda yer alan yazının okunma sayısı ya da okunan yazı sayısı, yazının beğenilme sayısı, paylaşılma sayısı, takip sayısı gibi şeyler de olabilir. bir gazete sitesinde yer alan haberin kaç kez okunduğu kaç haber okunduğu, sitede toplam geçirilen zaman olabilir.Müşteri Karar Destek Mekanizmasının güçlendirilmesi, içerik yönetimi, kişiselleştirme, müşteri segmentlerini belirleme ve hedefleme çalışmaları, Kullanılabilirlik ve erişilebilirlik çalışmaları, sitenin işe yararlılığını arttırma, satış metinlerini ikna edici yazma, E-posta Pazarlama bu aşamada yer alan aktivitelerdir.

Measure&Optimize: bu aşamada neyi doğru neyi yanlış yaptığınızı ölçebilirsiniz. Böylece kendinizi rakipleriniz ile karşılaştırarak yeni önlemler alabilirsiniz. Dijital pazarlamanın aktiviteleri arasında en önemli adım budur. Çünkü başarınızı burada ölçebilir ve ona göre kendinizi değerlendirebilirsiniz. Bu sebeple ilk olarak web sitenizin performansını analiz etmeniz gerekecektir.

Retain&Grow: bu aşamada müşteriler ile olan ilişkilerinizi değerlendirebilirsiniz. Müşterilerinizi memnun ederek onların daimi müşterileriniz olmalarını sağlayabilirsiniz.Bu aşamada e-mail marketing, sadakat programları, kişiselleştirme, dinamik fiyatlandırma stratejileri, referans programları, topluluk oluşturma tekniklerini kullanabilirsiniz.

Dijital pazarlamanın yayıldığı bu geniş alan gözünüzü korkutmasın. Dijital pazarlama sizin için eğlenceli bir ortam haline dönüşecektir.