Güneş Lekeleri Nasıl Geçer

Zararlı olan güneş ışınlarından etkilenen cildin üzerinde kahverengi ya da siyah şeklini almış güneş lekeleri oluşmaktadır. Bu lekeler güzellik salonlarında yapılan özel peeling uygulamaları ile arındırılmış olsa da, birden fazla kozmetik olmayan tamamı ile bitkisel ürünlerden edilmiş olan kremler yardımıyla da bu lekelerden kurtulmak mümkündür. İşte size bu ürünlerden bir kaç tanesini sıralayacağız.

Alfa Arbutin

Arbutin kremin iki farklı şekli vardır. Bunlardan birisi Alfa Arbutin diğeri ise Beta Arbutin. Yaban mersini, dut, kızılcık ve ayı üzümü özlerinden ve yapraklarından 1 ton gibi fazla miktardan 2 kilo exstrakt olarak ve biyolojik ham maddeye dönüştürülmesiyle elde edilmiştir. Bugüne dek cilt lekelerinde etkili şekilde aktif olarak işlev gören dünyanın en iyi ürünü olarak alfa arbutin gösterilmiştir.

Alfa Arbutin Nedir?

Tamamı ile bitkisel olan alfa arbutin cilt hücrelerinin yeni bir hayat kazanmasında etkili olan güçlü bir maddedir. Genel olarak leke giderici olarak da isimlendirilmiş bitkisel alfa arbutin, cilt üzerindeki rengi açmada, olası melanin üretimini azaltmada, ciltteki pigment yapısını düzenleme , güneş ve cilt lekeleri gibi olumsuz koşullara karşı oldukça etkilidir.

Alfa Arbutin Kremin Cilde Faydaları

Sertifikalı olan aktiflerin bir araya getirilmesiyle cilt sorunlarına karşı etkili bir üründür. İlk kullanım sürecinden sonra geliştirilme yapılarak birden fazla daha aktif ile zenginlik kazandırılmıştır. Sadece cilt lekeleri ve cildin aydınlatılmasını sağlanması amacı ile kullanılan bir ürün değildir. Diğer yandan cilt üzerindeki kırışıklıkları da ortadan kaldırmaktadır. Cildin daha pürüzsüz bir görünümde olmasını sağlamak için HYALURONİC ACID ile desteklendirilmiştir.
Kumral ve esmer tenli olan insanların ciltleri zararlı güneş ışınları ile temas etmiş olduğunda dalga şeklini almış lekeler cilt üzerinde oluşmaktadır. Bundan dolayı da cildin sağlıklı bir görünümünü kazanması için Alfa Arbutin kremi düzenli şekilde kullıldığı taktirde leke dalgalarını ortadan kaldıracaktır. Böylelikle cildiniz daha canlı bir görünüm kazanmış olacaktır.

Güneş Lekeleri İçin B3 Vitamini

Cilt bakımı açısından b3 vitamini, fazla şekilde kullanılarak önemli derecede olumlu sonuçlar alınmış olan bir vitamindir. Güneş sonrasındaki bakım, cilt lekesi, kırışıklıklar, cilt yağlanması, sivilce, sedef ve egzama gibi durumlara karşı kullanılmış etkili bir vitamindir. Vitamin cilt yaşlanmasının hızını keserken, kırışık oluşmasının da önüne geçmektedir. Ciltteki nemin uzun süre kalmasını sağlayarak, kendince cilt üzerinde yağ tabakaları oluşturur ve cildin kırışıklık kazanmasının önüne geçmiş olur.

Cilt Lekesine Karşı B3 Vitamini

Cildimizde bulunan melanoist hücrelerinden salgılanan melanin pigmentinin cilt üzerinde birikmesi sonucunda cilt lekeleri oluşmaktadır. Genetik anlamdaki cilt yapısı, güneş ile fazla temas, hormonsal tabletler, kullanılan kimyasal maddeler ve doğrum sonrasındaki bir takım durumlardan dolayı lekeler oluşmaktadır. Buradaki söz konusu olan cilt lekelerinin azaltılmasında ve yeni doğal görünümlü bir cilde sahip olmada b3 vitamini yani niyasin oldukça etkilidir. Cilt lekeleri üzerinde ayrıca c vitamini ile beraber kullanılması durumunda etkisi daha da artmış olacaktır. Cilt lekelerini azaltması konumunda oldukça fazla etkisi olduğu bilinmektedir. Güneşe maruz kalma sonrasında ise cildin yaşlanmasının önüne geçmektedir. Yüzde 3 gibi bir oranda cilde b3 vitamini uygulaması sonrası 2 günde bir olacak şekilde uygulanacak olan a vitaminli yağ ve c vitaminli yağlarında karışımının uygulanması fazla şekilde etkisini gösterir.

Cilt Lekesini Yok Etmede Etkili C Vitamini

Cilt lekesi sorunu ile karşılaşan ciltlerde c vitamini oldukça etkilidir. Ancak sadece akşamları kullanılması tavsiye edilmektedir. C vitamini farklı açılardan ele alacak olursak, insan sağlığı için faydalarını saymakla bitiremeyiz. Yine kendisini cilt lekelerinin tedavisinde kanıtladığı başarısı ile de göstermiştir. C vitamini cilt lekelerine karşı renk açıcı bir özelliği vardır. Cildi yenileyerek, önemli ölçüde besleme yapar. Cildin eski sağlıklı görünümünü kazanmasında etkilidir.

Cilt lekesine karşı etkili olan c vitamini, ilaçlar ve serumlar ile vücuda alınabilmektedir. Bunun yanı sıra krem ve losyonlar ile de vücut derisine takviye edilebiliyor. Uygulanacak olan bu takviyeleri sadece yaz aylarında yapılacağı düşünülmesin. Aynı şekilde kış aylarında da düzenli şekilde kullanmak cilt için faydalıdır. C vitamini su ile temas ettiği anlarda kolay bir şekilde çözülebilme özelliği vardır. Bundan dolayı insan vücuduna girdiği anlarda istenildiği miktar kadar depolanmaktadır. Geriye kalan miktar ise idrar yolu ile vücuttan dışarıya atılır. Her açıdan c vitamini kullanırken beslenme alışkanlığı da göz önünde bulundurularak dikkat edilmesi gerekir. C vitamini en fazla nerelerde bulunduğuna bakılacak olursa, limon, portakal, yeşilbiber, greyfurt, domates, ıspanak, karnabahar ve brokoli gibi gıdalarda bulunur. Bu gıdalarında taze olması oldukça önemlidir.

C vitamini saf I-ascorbic acid olarak alınabileceği gibi, c vitamini serumları ile de alınabilmektedir. Bu serumlar çok yüksek fiyatlara sahip değildir. C vitamini serumu 20 lira gibi oldukça makul seviyelerdeki fiyatlar ile alınabilmektedir.

Mandelik Asit

Mandelik asit, bir takım besinlerin yapısında yer almakta olan organik bir asittir. Diğer bir adı ile mandelik asit için meyve asidi olarak da isimlendirilmektedir. Acı bademden elde edilirken, herhangi bir yakma ve kızarıklık durumuna neden olmadan görevini tamamlar. Her cilt rengine ve tipine uygun bir yapıda olduğu gibi mevsimsel açıdan da kısıtlaması bulunmamaktadır. Işığa karşı yaşlanma olgularında, akne ve keje tedavisinde etkin sonuçlar elde edilir. Son zamanlarda ise faydalı olduğu alanlar çoğaldığı için kullanım bakımından da yaygın duruma geldi. Cilt yüzey kısmına hekimler tarafından on gün gibi bir süre içerisinde uygulanmakta olan mandelik asit, uygulamadaki 6-7 seansın ardından kendi etkisini ortaya koymaktadır.

Mandelik Asit Faydaları

Mandelik asit cilde yumuşaklık kazandırdığı gibi, canlılıkta verir. Bunun yanı sıra gün içerisindeki aktivitelerinize ve iş alanındaki çalışmalarınıza rahat bir şekilde devam etme imkanına sahip olursunuz. Uygulancak meyve asitli peeling kurulukların ortadan kaldırılması, ince çizgilerin giderilmesi ve leke, sivilce gibi durumların tedavisinde kullanılmaktadır.

Mandelik Asit Kullanımı

İçerisinde mandelik asiti barındırmış olan bir solüsyon temiz cilt yüzeyine uygulanır. Birkaç dakika bekletilmesinin ardından yüz yıkama işlemi yapılır. Yapılacak bu işlem süresi ise 10 dakikayı geçmez. Bu işlemin sonrasında ise güneşten koruyucu krem sürülebilir. Tedavideki seanslar 1 ile 4 hafta aralığında uygulanabilir. Buda yaklaşık 6 ile 10 tedavi seansına tekabül eder.
Tedavi sürecinin arasındaki verilecek boşluklarda gün içerisinde bir yada iki defa konsantrasyonlu meyve asitli kremlerin ve yıkama jellerinin kullanım görülmesi tedavideki etkinlik sürecini artırmaktadır. Buradaki meyve asitli peeling kızarıklık, tahriş, kabuklanma ve batma hissini ortaya çıkarabilir. Buradaki söz konusu olan bu yan etkiler geçici bir süreçtir. Tedavideki yöntem cildin yapısına göre uygulanması durumunda yan etkiler daha az görülecektir.
Alkol içerisindeki yüksek oranlarda çözünmekte olan mandelik asit, su içerisinde de yüzde 15 gibi bir oranda çözünmektedir. Türkiye sınırları içerisinde pek fazla bulunduğu söylenemez.

Kahverengi Cilt Lekeleri

Vücutta, yüzde bulunan lekeler, noktalar ya da çiller, herkes için farklı olabilir. Yetişkinlerin cildi üzerindeki kahverengi lekeler, yaşlanmanın istenmeyen bir işareti olabilir, ancak bir çocuğun çilli burnu oldukça sevimli bir görünüm sergileyebilir. Çiller, ciltte bulunurken, kahverengi lekeler, herhangi bir renkte deride, vücudun heryerinde görünebilir. Ancak farklılıklarına rağmen, hem kahverengi lekeler hem de çiller arasında derideki renk pigmentasyonunun yoğunlaşması neden olur. Kahverengi cilt lekeleri Lentigo adıyla da tıbbi literatürde geçer.

Melanin, insanlara cilt rengini veren doğal bir pigmenttir. Bir bölgede çok fazla melanin üretilirse, hiperpigmentasyon veya “kahverengi bir leke” ortaya çıkabilir. Kahverengi lekeler, düz veya çıkıntılı, yuvarlak veya oval şeklinde olabilir ve cildin herhangi bir yerinde, tek başına ya da grup halinde görünebilir. Ortak kahverengi lekeler arasında çiller, ben ve yaş noktaları bulunur. Genellikle zararsız olmakla birlikte, kahverengi lekeler aniden kaşınır hale geldiğinde endişeye neden olabilir. Kaşıntının sebebinin belirlenmesi önemlidir. Uzun süre devam eden kaşıntı, uyku ve yorgunluğa neden olmakla kalmaz, aynı zamanda erken yakalanırsa daha iyi tedavi edilebilen bir durumun kötüleştiğini gösterebilir.

 Cilt Lekeleri Türleri

Çeşitli kaşıntılı kahverengi lekeler vardır. Bazıları seboreikkeratozlardave dermatofibromalarda görüldüğü gibi yuvarlak ve soyulabilir türdedir. Bazı lekeler, liken planus gibi yamalı bir görünüme sergileyebilir; yaşlanma lekeleri veya melanomlar gibi diğerleri, düzensiz sınırlara sahip olabilir. Vücuttaki oluşum yeri, ayrıca lekeleri sınıflamaya yardımcı olur. Bazıları sırt ya da göğüs gibi yağlı alanları tercih ederken, diğerleri bilek ve ayak bileği gibi daha uzak bölgelerde görülme eğilimi gösterir.

NEDENLER

Kahverengi lekelerin nedeninin bilinmesi önemlidir, çünkü bazıları gözardı edilemez ve tedavi edilmediği takdirde tehlikeli olur. Lekeler çeşitli nedenlerden dolayı görülebilir. Bunlar aşırı güneş maruziyeti, yaşlanma, genetik, hormonlar, mantarlar veya hastalıklardan kaynaklanabilir. Dermatologlar, lentigo adı verilen bu tür lekelerin, ekseriyetle güneşin zararlı ışıklarından kaynaklandığında ısrarlıdır. Çok az bir yüzdenin ise, yaş alma sebebiyle oluştuğu yönünde fikir belirtilmiştir. Öte yandan hamilelik döneminde görülmesi düşündürücüdür. Hamilelikte hormon dengesinin stabilize olmaması, sürekli değişimler arz etmesiyle kahverengi lekelerin oluşumu izah edilebilir. Gebelik bittiğinde bu lekeler geçebilir, geçmeyenler için süreç düşündürücüdür. Ancak karaciğer rahatsızlıklarından ileri geldiğini düşünmek, az da olsa karşı görüşlere rağmen, hala tıbbi olarak geçerliliği olmayan bir tezdir. Uzmanların çoğu, karaciğer sorunlarının bu tarz kahverengi lekelere sebep olmadığı yönünde fikir birliğindedir.

UYARI

Melanomlar gibi ısrarla kaşıntıya neden olan kahverengi lekeler ölümcül olabilir. Melanom vücudun neredeyse herhangi bir organına, özellikle de beyinde, ciğerlerinde, karaciğerinde ve kemikte yayılabilen cilt kanseri ciddi bir şeklidir. Melanomun ilk bulguları, genellikle, mevcut bir bene ait şekil, boyut, renk veya dokuda bir değişikliğe veya yeni, garip görünen bir bene dönüşüme neden olur. Melanomu gösterebilen benlerin olağandışı özellikleri arasında: asimetrik bir şekil, düzensiz sınır, renk oluşumunun dengesiz dağılımı ve çapta büyüme görülür..

TEDAVİ

Kahverengi cilt leke tipi tedavinin gidişatını belirler. Bazıları ameliyat gerektirirken bazıları sadece, piyasada kolayca bulunankrem  sürülmesiyle geçebilir. Seboreikkeratozlar gibi iyi huylu lekeler, kriyoterapi (dondurma), küretaj (kazıma) veya elektrocerrahi (yakma) kullanılarak cerrahi olarak çıkarılabilir. Tineaversicolor’da olduğu gibi mantarın neden oldukları, klotrimazol ve mikonazol gibi anti-mantar kremleri ile tedavi edilebilir. Liken planus durumunda olduğu gibi, kendi kendine tedavilerin olmadığı noktalar, reçeteye dayalı steroidler deriye sürülen veya oral olarak alınan ilaçlar gerektirir. Melanom gibi daha tehlikeli lekeler daha fazla dikkat gerektirir. Erken teşhiste, büyüme tek başına ameliyatla veya sentinel lenf nodu biyopsisiyle birlikte alınabilir. Yaygın, geç evre melanoma tedavileri bir hastanın durumuna göre değişiklik gösterir ve ameliyat, kemoterapi ve radyasyon tedavisini içerebilir.

PROGNOZ

Çoğu kahverengi leke, tehlikeli olduklarından daha fazla kozmetik rahatsızlık taşır. Örneğin, tineaversikolor mantar bulaşıcı değildir ve dermatofibromlar kanserli değildir. Bununla birlikte, tehlikeli lekeler için, prognoz genellikle başlangıç ​​ve orta aşamalarda çok iyidir. Noktaların kötüleşmesini önlemede etkin bir rol oynamak için: büyüyen, değişen veya kaşıntılı lekeler için cildin her bölgesini aylık olarak titizlikle inceleyin. Kahverengi lekeleri kendiniz tedavi etmeye veya çıkarmaya başlamadan önce bir doktora gitmeniz önerilir.

Güneş Lekeleri İçin Glikolik Asit

Peeling ve asit denildiğinde bu kelimelere biraz tereddütle yaklaşabilirsiniz. Ancak uzmanlar, asitlerin birçok cilt sorununu iyileştirmenin en iyi ve en az invaziv yollarından biri olduğunu söyler . Bunun doğruluğunu anlamak için bir dizi glikolik asit peeling yöntemini gözden geçirdik.

C2H4O3 Glikolik asit formülüdür. Aldığınız asit ürünlerinde bu formülü görebilirsiniz. alfahidroksi asit grubunun üyesi olan glikolik asit bir çeşit meyve asididir, izine üzüm ve şeker kamışında rastlanır. Bir sentezlenmeyle elde edilen bu asidin alkol içeriği bulunmaktadır. Tıpkı birçok meyvede olduğu gibi.

Güneş lekeleri dâhil cilt bakımının hemen hemen her alanında güçlü etkisiyle rağbet görmektedir.

Dürüst olmamız ve kabul etmemiz gerekirse sadece kadınlar değil erkekler de cildinin sonsuza dek 20 yaşında görünmesini isterler

Asit peelingleri cildinizin sağlıklı olmasını sağlamak için en güvenilir ve test edilmiş yollardan birisidir. Dermatologlar ve kozmetik uzmanları tarafından rutin olarak tavsiye edilen çeşitli asit peeling türleri vardır; gilikolik asit, ince çizgili, donuk ve pürüzlü tenlerin onarımının yanı sıra güneş ışınlarının neden olduğu lekeler için de birebirdir. Peelinglerin hepsi çok nazikçe ve titizlikle kullanılması gereken ürünlerdir.

Glikolik  asitpeelingi, güneş lekelerinden kurtulmak için kullanırken, ilk iki seferinde, derinizin direnç oluşturması için çok düşük glikolik çözeltisi  yüzdesi kullanmalısınız. (%20 kadar). Asit toleransını, ileriki seanslarda yüzde 35’e, kadar yükseltebilirsiniz. Son aşamada, cilt durumunuza göre, bu yüzde 50 olabilir.

Glikolik asit peeling süreci nazik, hızlı ve kolaydır. Güneş ışınların neden olduğu istenmeyen lekeleri, biraz sabırlı ve kararlı olduğunuz takdirde siler atarsınız. Üstelik evde yapacağınız bu işlem, zaman ve nakitten tasarruf etmenizi sağlar.

GÜNEŞ LEKELERİNDEN KORUNMAK

Aslında ilk yapılması gereken, güneş lekelerinin oluşmaması için tedbirler almaktır. Deniz kıyısında güneşlenmeden önce en az 25 dakika önce yüksek korumalı güneş kremi kullanmanız ve güneşin altında çok uzun süreler kalmamanız gerekir. Güneş lekeleri sadece siz şezlongda uzanırken oluşmaz, yüzerken hatta deniz kıyısında yürürken de kendilerine yer edinebilirler.  Güneş lekeleri hakkında gerçekten kulaktan dolma bilgi kirliliği yaşadığımız bu günlerde, beslenmemizin bile cildimizi ne kadar etkilediği, içtiğimiz sigara ve tükettiğimiz alkol miktarının da bu süreçte önemli rol oynadıkları hep es geçilmiş gerçeklerdir. Başka bir eksik bilgi ise: güneş kreminin sadece yaz aylarında ve deniz kıyısında kullanılması gerektiği söylencesidir. Güneş lekeleri, en çok kendini gösterdiği yaz aylarında gönderdiği UV ışıklarıyla olur ama Türkiye gibi güneşin hemen her mevsim, en azından bazı bölgelerinde eksik olmadığı bir ülkede, kışın bile güneşten korunma yolları, tıpkı yaz ayları gibi ciddiye alınmalıdır. Arabada otururken dahi güneş ışıklarına maruz kalıyoruz. O camlar UV ışıklarını maalesef engellemiyor. Kışın bulutlu ve kapalı havalarda vücudumuzun %50’sinin güneşten etkilendiğini biliyor muydunuz?

Güneş lekelerinin oluşum nedenleri o kadar çoktur ki, bazen aklımızın ucundan geçmeyecek şeyler bile bunun sebebi olabilir. Örnek vermek gerekirse: güneş altında aşırı makyaj. Evet. Çoğumuz makyajın güneşin zararlı etkilerini tetiklediğini bilmez. Fondöten, pudra ürünlerinin cildinizdeki güneş lekelerinin baş mimarlarından olduğunu hiç düşündünüz mü? Şayet  ağır makyaj yapıldıysa ve üstelik bunların içerikleri kalitesiz ürünler ihtiva ediyorsa, işte güneş lekelerine bir davetiye daha. Makyaj haricinde kullandığınız, alkol içeren parfümlerde, güneş lekelerinin oluşumunda hiç masum sayılmaz.

Doğru Bilinen Yanlışlar

Güneş lekelerini silmek için uygulayacağınız Glikolik asit peeling öncesi ve sonrası yapmanız gerekenlerden biride: beslenmenizdir. Doğru beslenme cildinizin yenilenme hızını arttıracak etkenler olacaktır. Bu sebeple mümkünse sigara ve alkolden uzak durmaya çalışın. Hiç kullanmıyorsanız tebrikler, yolun yarısını şimdiden tamamladınız. Antioksidan zengini C-E vitaminleri içeren ürünleri mümkün mertebe bol tüketin. Bunlar antioksidan olmalarının yanı sıra aynı zamanda kolajen üretimini arttırır, güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı adeta bir kalkan vazifesi görürler. Süreç boyunca, yeşil sebzeler, narenciye ürünler en iyi dostunuz olmalı.

Güneş lekelerine tatbik edeceğiniz glikolik asit kür sonrası lekeli bölgeyi suyla temizleyin ve kendinize

Bir fincan yeşil çay yapın ve yanına da bir parça bitter çikolata koyun. Şaka değil.  Bu iki ürün de antioksidandır ve lekelerinizi çıkarmakta inanılmaz işlevleriyle c ve e vitaminiyle oluşturduğunuzkalkanın gücüne destek olacaktır. Üstelik Glikolik asit peeling işlemi sonrası bir parça rahatlamanın kime ne zararı olabilir? Yeşil çaydan bir bardak daha içebilirsiniz ama çikolata şimdilik bir parçayla kalsa iyi olur.

Glikolik Asit Kullanımı

Glikolik asitle güneş lekelerini çıkarmak, cilt tipiniz ve hassasiyetine göre birkaç haftanızı alabilir. Süreç, kullanacağınız asidi ne sıklıkla uygulayacağınıza ve ürünün mililitresine de bağlıdır. Bu işleminizden uzunca bir sürede geçse, solaryuma girmeyin. Unutmayın ki; güneş lekelerinden kurtulmaya çalışıyorsunuz. Bronzlaşmak bazen çok arzu edilebilir ama bronzlaşmakta ciltte bir çeşit yaralanmadır. Bunu aklınızdan çıkarmayınız. Güneş ışınlarını taklit eden solaryum ürettiği ışınlarla, melanin bu durumda işlevini iki kat arttırıyor ve lekelenme oluşumu tetikleniyor. Solaryumun özel ışıklarıyla güneş lekesi yapmadığını iddia edenler, maalesef insanları yanlış yönlendirmektedir. Bu durumlara karşı uyanık olmalısınız.

Lazerle yapılan uygulamalarla güneş lekelerinden kurtulmak elbette mevcut olsa da, bu işlemin nitelikli uzmanlarca yapıldığına emin olmalısınız. Üstelik zaman ve nakit konusunda bütçenizi düşünmelisiniz. İstatistiklere göre: Uzun ve zahmetli lazer prosedürlerinin herkeste işe yaramadığı ciddi kurumlarca ortaya konulmuştur. Siz dermatoloğunuza danışarak, cildinizin yapısına, zaman ve bütçenize göre karar vermelisiniz.

Ameliyat İzlerine TCA Peeling

Keşfi 18.yüzyıl başlarında olan, daha o günlerde kullanılmaya başlayan TCA (triklorasetik asit), modern bilimin ilerlemesiyle, günümüzde çok sık başvurulan bir tedavi materyali olmuştur. Orta dereceli bir asittir. Deri üzerinde ölü cildi dökerek yenisinin çıkmasını sağlarken, bunu en sağlıklı ve hızlı şekilde yapar. Tca kullanımına titizlikgösterildiği takdirde, lazer tedavisi veya klinikte yapılan kimyasal peeling seanslarından daha hesaplı olması tercih edilmesinin başka bir sebebidir. Ayrıca lazeryöntemlerinin sorunu çözmediği olduğu gibi, kanserojen etkilere sebep olup olmadığı hala tartışma konusudur. Ciltte her türlü leke, iz ve yaşlanmaya bağlı kırışıklar için ideal bir çözümdür.

Ameliyat sonrası vücudumuzda görünen veya görünmeyen yerlerde kalan dikiş izleri, çoğu kişiyi rahatsız eder. Kötü görünümü belki de yaşadığımız ameliyat deneyiminin stresli anlarını hatırlattığı için, bize katlanarak rahatsızlık verir. Elbette bu izlerin geçirilmesinin zaman ve maddi anlamda külfeti olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Özel klinikler elbette bir seçenek fakat seans başına alan ücretler oldukça yüksek olabildiği gibi aynı zamanda her seansa katılmak için harcanan zamanda azımsanacak gibi değildir.

Her bir ayda tekrarlanacak ve takriben bir seneye yakın bir zamanda uygulanacak Tcapeeling , ameliyat izlerini sağlıklı bir şekilde ortadan kaldıracaktır. Ameliyat izlerinden sıkıntı duyan, bu yüzden neredeyse depresyona giren kişiler, kliniklerde yapılan uygulamaların bütçelerini aşmasıyla daha çok sıkıntıya girebilir. Evde uygulanabilen ve talimatlara uyulması halinde  yan etkileri olmayan ya da minimum düzeyde kalan Tcapeeling etkisi dermatologlar tarafından test edilmiş, güvenli bir asittir.

Ameliyat izlerine uygulayacağınız Tca sağlık bakanlığından onaylı olmalıdır. Üretici firmanın güvencesi altında olan ürünleri tercih etmelisiniz. Merdiven altı üretim olan Tcalardan uzak durunuz, zira tca etken maddesi az olacağından sonuç almanız bir seneden fazla sürebilir ve yan etkileri maksimum derecede yaşayabilir, en iyi ihtimalle paranızın karşılığını alamayabilirsiniz. Cildinizin hassasiyeti, rengi ve tipi tcapeeling uygulamasında önemli yer tutar. Beyaz tenli kişiler, koyu tenli kişilere oranla tcapeelingden bir kademe daha fazla yarar sağlar. Ameliyat izlerinin bulunduğu yere süreceğiniz çökelti, ayda bir tekrarlanarak uygulanmalı, bu işlem sonrası derinin yenilenmeye başladığını görebilirsiniz.

UYGULAMA VE SONRASI.

Şişenin içindeki TCA miktarına bağlı olarak, tcapeeling yapımı farklılık arz edebilir. En güvenilir yöntem aldığınız ürünün üzerinde yazan talimatlardır. Genellikle %35 tca solüsyonu kullanmanız gerekir. Ağız ve göz kenarlarına sürmemeye dikkat ediniz.  İşlem yapılacak bölgede iltihaplanma veya açık yara varsa kesinlikle uygulamaya yapmayın. Bunun orta dereceli de olsa bir asit olduğunu unutmayınız.

Ameliyat izi olan bölgeyi peeling öncesi temizleyin ve kurulayın. Çubuk pamukla tca uygulamasına başlayın. Prospektüse göre hareket edin. İlk başta tedbir amaçlı az bir solüsyonla işe başlayın. Cildinizdeki reaksiyonları gözlemleyin. Bire dakika aralarla işleme devam edin. Bu hem olası cilt tepkilerini ölçmenize hem de solüsyonun deriye daha fazla temas etmesine yardımcı olacaktır. Uygulama bitince, birkaç dakika bekleyiniz ve suyla temizleyiniz. İşlemin doğru yapıldığının ilk belirtisi: gözle görülür bir beyazlamanın cilt üzerinde oluşmaya başlamasıdır. Hafif kızarıklar sizi endişelendirmesin. Bu olağan bir reaksiyondur. E vitaminli krem sürmeniz, derinin nemlendirilmesini sağlar çünkü tca cildinizi kurutacaktır. Pişik krem takviyesi aynı derecede önemlidir. Gün içerinde iki kez krem ve nemlendirici sürmek önemlidir.

Cilt tipi, deri hassasiyeti, ameliyat izlerinin derinliği ve görünürlüğüne bağlı olarak, yedi günde kabuklanmalar, soyulmalar başlayacaktır. Soyulma işlemi kendiliğinden olmalıdır. Elle soymayınız. Elle soyulmalarda istenmeyen neticelere sebep olabilirsiniz. Bu dönemde, deride kırmızılaşma gözlemlenebilir. Ufak çaplı şişkinlikler sizi korkutmasın. Talimatlara uyarak yapacağınız her işlem güvenlidir. Ayda bir kez eğer gerek görülüyorsa malzemeyi arttırarak işleme bir yıl devam edin.

Ameliyat izleriniz, vücudunuzun görünen yerlerindeyse, güneş koruyucular kullanın veya o bölgeyi örtecek şeyler giyin. Mümkünse risk almayın ve dışarıda güneşe maruz kalmayın. Çok sıcak duşlardan uzak durun.

Mütemadiyen yapılan uygulamalarda ameliyat izlerinin yavaş yavaş geçtiğini göreceksiniz. İlk tcapeeling yaptığınız günden itibaren kendini gösterecek etkiler, 2 ay sonra iyiden iyiye kendini göstermeye başlayacaktır. Bu süreçte asla kötümserliğe kapılmamalı ve sabırlı olmalısınız. Unutmayın ki; Roma bile 7 günde kuruldu.

Alfa Arbutin Cilt Lekeleri

Cilt lekelerine karşı yüzde 40 oranında etkili bir madde olan Alfa Arbutin, Japonlar tarafından keşfedilmiştir. Beyaz ve pürüz içermeyen bir cilde sahip olmak isteyen Japonlar, Alfa Arbutin içeren kremler ve kozmetik ürünlerinin üretimine önem verdi.

Cilt lekelerini gidermek üzerine Alfa Arbutin ile yapılan çalışmalar sonucunda yüzde 40 oranında giderici etkisi olduğu belirlendi. Böylelikle tüm dünya üzerindeki insanlara karşı Alfa Arbutin mucizesi gösterilmiş oldu.

Bitkisel Arbutin Nedir?

Doğal bitkilerden edilmiş olmasının yanı sıra hücrelerin kalbinde yeni bir hayat anlamında önemli şekilde güçlendirecek etkisi olan özel bir bileşimdir. Bitkisel leke giderici şeklinde tanımlanmış olan arbutin, uygulanacak biolojik teknolojiyle birlikte kozmetik alanında cildin renginin açılmasında etkim bir maddedir. Ciltteki vazgeçilmezi olan fonksiyonların optimum düzeyde gelişimine yardımcı olmak için enerjinin aktarılmasına destek sağlar. Bunun yanı sıra hücreler arasındaki iletişim ağının doğru şekilde yeniden kurulması için imkan sunar. Cilt lekelerinde gözlerle görülecek düzeyde azalma etkisi yaratır.

Alfa Arbutin Cilde Etkisi

Bitkisel arbutin ciltte fazla şekilde bulunan melaninin renksiz madde ile değişimini sağlar. Diğer yandan bir takım enzimler ile birleşerek fazla tyrosin oksidasyonu oluşmasının önüne geçer. İşte burada en büyük etkisini güneşten dolayı cilt üzerinde oluşan sivilce, leke, çil gibi yaralanmaların üzerinde gösterir. Melanin miktarının artmasına engel olarak, olası cilt lekelerini de engellemiş olur.

Kullanımı

Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemiz içinde beyaz ten modasının gelme zamanıdır. Aslında cilt lekelerine karşı çözümler üretmek için çalışmalar yürüten ülkeler sıralamasında ilk sırada Japonya yer alıyor. Çünkü Japonların güzellik anlayışının temelinde beyazlık yatmaktadır. Bundan dolayı da beyaz tenlerinde oluşacak lekelere karşı, sık şekilde leke giderici krem ve maskeleri kullanmaktadır. Bu ürünleri kullananlar sıralamasında da her zaman ilk sırada bulunuyor. Genel olarak Japonlar güneşe maruz kalan bölgelerini doğru şekilde korumaya özen gösteriyorlar. Ancak yinede söz konusu olan kozmetik ürünlerini de kullanmaktan vazgeçmiyorlar. Japonya’ya göre Avrupa ülkelerinde bronz ten hakim olduğu için, genelde güneş kremleri kullanmayı tercih ediliyor.

Kış aylarına girildiği dönemlerde yaz aylarında oluşmuş olan lekelere karşı Amerika’da leke giderici serumlar, maskeler ve antiaging kremlerin kullanılması tercih ediliyor. Ülkemizde ise bronz ten favori durumda olduğu için gidişat bu yönde işlemiyor. Ancak gün geçtikçe ozon tabakasının incelmesinden dolayı, tüm dünya da beyaz ten modasının gelmesi de an meselesi olarak görülüyor.

ACNELYSE Krem

Acnelyse Krem Endeksiyon Bilgisi

İlaç içerisinde etkili olarak Tretinoin adındaki bir madde yer almaktadır. Ciltteki hücreleri besleyerek cildin yeni bir görünüm kazanmasını sağlar. A vitamini olarak cilde gönül rahatlığı içerisinde sürülebilen bir üründür. Deri üzerine uygulama işleminin ardından derideki üst tabakada yer alan epidermise ait hücrelerin tekrar yeni haline kavuşmasını sağlar. Acnelyse yoğun şekilde keratin oluşumuna baskıda bulunur ve derinin eski onarma mekanizmasında uyarma yapar.

Acnelyse Krem Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İlaç içerisinde barındırılmış olan etkin maddesine karşı herhangi bir alerjiniz var ise, kesinlikle kullanmamanız tavsiye edilir. Yoğun şekilde keratin oluşumu için deri üzerinde baskı yapar. Derinin yeniden kendisini yenilemesi için gerekli olan mekanizmaları harekete geçirir. Uygulama işlemi yapılmasının ardından deri üzerinde sıcaklık ve batma hissi ortaya çıkabilir. Buradaki dozu kendiniz dayanabileceğiniz düzeyde ayarlayabilirsiniz. Tedaviye başlanılan ilk haftada iltihaplı olan lezyonlardaki artış daha fazla görülebilir. Bu durumda endişe edilmesine gerek yoktur. Çünkü artış görülmesindeki neden lezyonların üzerinde ilacın etkili olmasından kaynaklıdır. İlacın size hiç bir fayda getirmediğini düşünmüş olsanız dahi, reçetenin üzerindeki belirtilen süre zarfında kullanmaya devam ediniz. Cilt üzerindeki iyileşme süreci ise 2 ile 3 hafta zamanı alabilir. Ancak tam anlamı ile fayda sağlanması isteniyor ise, buradaki süre 6 haftadan az olmaması gereklidir. Hiçbir şekilde ağız ve burun bölgeleri ile temas ettirmeyiniz. Tedavinin devam ettiği süre içerisinde zarar getirecek ışınlardan uzak durunuz. Cildinizi hassas duruma getireceği için güneş ışınları ile teması sonrası yanıklar meydana gelebilir. Yine tedavinin devam ettiği süre zarfında, sert şampuan, sert sabun, tüy dökücüler, alkollü cilt ürünleri ve saç boyası gibi ürünleri kullanmaktan uzak durunuz. Güneş yanığı ve rüzgar yanığı gibi enfeksiyonlu olan ciltlerde, açık yaralı cilt kısımlarında kullanmayınız.

Acnelyse Krem Kullanım Şekli

Doktor tarafından hastaya karşı reçete edilmiş şekilde kullanılması gerekir. Tedavi devam ettiği sürece doktorun yönlendirmelerine dikkat ediniz. İlacın uygulanacak olan bölge temiz olmalıdır. Parmak ucu ile alınacak ilacı lezyonlu olan deri bölgesi üzerine hafif şekilde sürülür. Günde bir defa olmak üzere sadece geceleri uygulanmalıdır. Cilt üzerinde fayda sağlayarak iyileşmelerin görülmesi 2-3 hafta gibi bir süreyi bulabilmektedir. Ancak tam anlamı ile iyileşmenin görülebilmesi adına 6 haftadan daha uzun süre kullanılması gerekmektedir.

Acnelyse Krem Yan Etkileri

İlacın reçetesinde de belirtildiği gibi yan etkileri olarak, nefes alma sorunu, karın ağrısı, dil ve boğazda şişme gibi durumlar görülebilir. Bu durumlarda kesinlikle hemen uzman doktora başvurunuz. Tedavi edilen bölge üzerinde ise kızarıklık, tahriş, batma hissi, kaşıntı gibi yaygın şekilde görülen diğer etiklerdir.