Diyet Çeşitleri

Bildiğiniz gibi zayıf olmak herkesin tercihidir. Pek çok diyet çeşidi olması sizlerin de aklını karıştırıyor olmalı. Fakat hangi diyeti seçerseniz seçin kilo verebilmek için toplam alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması gerekmektedir. Diyet çeşitleri içerisinde kendinize uygun diyeti seçmelisinizdir. Aldığınız enerji harcadığınız enerjiden az olduğu zaman vücut yağ depolarında azalma meydana gelir. Bunu yaparken mineral, vitamin, elektrolit dengesini korumanız gerekmektedir.

Bazılarımız zayıflamak için yemek yemiyor veya öğün atlayarak aç kalıyoruz. Aslında bu çok yanlıştır, zayıflamak için aç kalırsanız birçok sağlık sorununa yol açmış olursunuz. Sağlıklı ve düzenli kilo vermek için kendinize uygun bünyenizin kaldıracağı sağlıklı diyetleri seçmelisiniz. Bundan yola çıkarak şunu bilmelisiniz ki diyet kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Herhangi bir diyet programını uygulamadan önce mutlaka bir uzman ile görüşmeniz ve size uygun olan diyeti seçmeniz önemlidir.

Diyet Çeşitleri Uzun Süre Uygulanması İçin Nasıl Olmalıdır?

  • Günlük kullanıma uygun olması gerekmektedir.
  • Uzun süre kullanılabilir olması.
  • Doyma etkisi yaratmalı.
  • Protein, vitamin, mineral miktarı yeterli olmalıdır.
  • Damak tadınıza uygun olmalıdır severek tüketebilmelisiniz.
  • Enerji alımı, enerji harcamasından az olmalıdır.

Sizler için derlediğimiz sağlıklı diyet çeşitleri aşağıdaki gibidir. Unutmayınız uygulamadan önce gerekli tahlillerin yapılması için bir uzmana görünmelisiniz.

Dukan Diyeti

Karbonhidratlı besinlerin tüketimi dışında diyet çeşitleri içerisinde çok esnek bir diyet olarak bilinir. Diyet yapanlar için en önemli etken stresten uzak durmaktır. Dukan diyeti de buna yönelik uygulanan diyet çeşitleri arasında yer alır. 100 gıdaya dayalı yüksek protein düşük yağlı yiyeceklerden oluşmaktadır. Sebzelere dayalı sağlıklı bir diyettir. Dukan diyeti aşama aşamadır ve 4. aşamada kilolarınızdan kurtulup bu kilo kaybınızın kalıcı olmasına yardımcı olur.

  • Dukan diyeti ortalama 5 ay süren bir diyettir.
  • Diyabet ve kolesterol hastalığı bulunanlar kesinlikle uygulamamalıdır.
  • Bu diyette protein alındığı zamanlarda et, balık tüketiminde sınır konulmadan isteğe göre yenmelidir.
  • İlk 10 günde süt ve et ağırlıklı yiyecekler tüketilmelidir.
Dukan diyetinin aşamaları;
Aşama; Atak Safhası

Genelde bu atak safhası 2 ile 5 gün arasındadır. Bu safhada sadece doğal saf protein tüketimine izin verilmektedir. Bu aşamada protein alımı vücudumuzdaki fazla suyu atarak kilo vermemizi hızlandıracaktır. Kahvaltı için yumurta, öğlen yağsız yoğurt, akşam yemeğinde de biftek, et ve balık ürünleri yenilebilir. Günde 2 litre su tüketilmeli şekersiz bitki çayları ve yulaf ekmeği yenmelidir. 2 ile 5 gün arası süren bu aşamada kendinizde hafifliği hissedeceksiniz.

Aşama; Seyir Aşaması

Bu aşamada gerçek kilo kaybı yaşanır ve sebze ağırlıklı saf protein bolca tüketilmelidir. Su tüketimine dikkat edilmelidir. Ara öğünlerde süt, yoğurt ve meyve tüketilmelidir.

Aşama; Konsolidasyon Aşaması

Her gün sebze ağırlıklı protein tüketilen aşamadır. Bunun yanında biraz meyve, 3 ila 4 dilim tam buğday ekmeği ve yağsız peynir tüketebilirsiniz. Bu aşamaya gelmenin sürprizi de haftada 1- 2 defa karbonhidrat tüketmenin serbest olmasıdır. Fakat burada iradeniz çok önemlidir. 2 defayı geçmemek şartı ile tüketmeniz bu aşamanın 6 – 7 günde tamamlanmasını sağlayacaktır. Burada her şey tamamen sizin elinizde ve kontrolünüzde, kendinize bunu Yapabileceğinizi ve başarabileceğinizi söylemelisiniz. .

Aşama yani son aşama istikrar aşaması

Bu aşamada canınız ne istiyorsa yiyebilirsiniz (yine de pasta, kızartma gibi şeylerden uzak durun siz) fakat haftada bir gün sebze veya protein tüketmeniz gerekiyor. Bu aşamaya kadar tüm aşamaları düzenli uygularsanız bu aşamada verdiğiniz kiloların farkına varacaksınız. Bu aşama son aşamadır. Bu aşamanın amacı verdiğiniz kiloları bir daha almamak üzere unutma aşamasıdır. Bu aşama size alışkanlık kazandırmış olmalıdır. Aksi halde diyetin bir amacı kalmaz.

Pritkin Diyeti

Vejetaryen diyeti de denilebilmektedir. Düşük yağlı ve posalı bir diyet çeşididir. Fakat bu diyet B vitaminini ve kalsiyum açısından yetersizdir. Sadece sebze ve yoğurtla yapılan diyettir. Sebzelerden kalsiyum alınabilse de bunlar ikinci sınıf kalsiyumlardır ve sağlıklı beslenme için et veya süt ürünleri ya da baklagillerden destek alınmalıdır.

Karatay Diyeti

Dr. Canan Karatay tarafından hazırlanmış, diyet çeşitleri içerisinde en çok rağbet görenlerdendir. 3 ana öğün tüketimi olan diyette ekmeği hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Bu diyette şeker, şekerli gıdalar, tatlandırıcılar, ekmek, hamur işi, Ayçiçek yağı, katı yağlar, sucuk, sosis, tavuk, et, yoğurt, tatlılar, meşrubatlar yasaktır. Bu diyette sadece evde mayalanmış yoğurt, evde yapılmış ayran, soda, fındık yağı, zeytinyağı, salata, sebze, bakliyat, flitre kahve tüketilebilmektedir. Akşam yemekten sonra hiçbir şey yenmemelidir ta ki sabaha kadar akşam yemeği de 7 den önce yemelidir.

Atkins Diyeti

İçeriğinde; et, balık ve sadece deniz ürünleri olan, protein içeren diyet çeşitlerindendir. Bu diyette pirinç mercimek ve meyve tüketimi de yapılabilir. Karbonhidratın günlük alımı sadece 20gr’dır.

Paleo Diyeti

Paleo diyetinde tahıllara veda etmelisiniz. Bu diyette süt ürünleri sebzeler meyveler tüketmeniz gereken diyet türüdür. Sabahları sadece yumurta yenilir. Bu diyeti yaparken baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik, yorgunluk hissi, soğuk terleme görülebilir. Fakat diyete göre; bunlar olsa dahi diyetin bırakılmaması gerekir. Bu durum çoğu diyetisyene göre sakıncalıdır. Çünkü bu belirtiler farklı rahatsızlıklarında habercisi ve acil müdahale gerektirecek bir durum olabilir. Bundan dolayı pek sıcak bakılmayan diyet çeşitleri arasında yer almaktadır.

Tek Tip Besine Dayalı Diyet Çeşitleri

Günlük enerji alımı yaklaşık 600’kkal civarında olup diyet posası (lif) tüketimi fazla olan diyetlerdir. Bu diyet çeşitleri sadece çorba tüketimine dayalıdır. (mercimek çorbası, lahana çorbası, un çorbası,  gibi)

Zayıflayabilmek için irade sahibi olmanız, günlük su tüketimine dikkat etmeniz, spor yapmanız ve diyetlere düzenli uymanız gerekmektedir. Çözüm diyetlerde değil, iradenizdedir!

Gözler İçin Gerekli Gıdalar

Gözleriniz, genel sağlığınızın bir aynasıdır. Güzel ve ışıl ışıl gözler, sonsuz bir enerjiyle yüklü ve tam sağlıklı bedende bulunur. Mutsuz anlarınızda gözleriniz sönük, ışıksız, baygın bakar Hastalığın acılarını ilk anlatan, gözlerdir. Eğer insanların gözlerine bakmayı öğrenirseniz, «nasılsınız?» sorusunu sormadan, beden ve ruh sağlıklarını anlarsınız.

Bedene gerekli tüm maddelerin, ola ki gözlerin sağlığında bir payı vardır. Bazı vitaminlerin azlığı, kısa zamanda görüş bozukluklarına yol açmaktadır. A vitamini etkisi çok iyi bilinmektedir. A vitamini, bir kameradaki film gibi gördüğünüz cisimlerin fotoğrafını almada kullanılır. Işığın göze değmesyle fotoğraf alınır ve A vitamini bir film gibi kullanılır ve tükenir. Eğer, görmenin normal sürmesi isteniyorsa, kan dolaşımıyla sürekli olarak gözlere A vitamini taşınmalıdır. Kanda sürekli olarak bulunması için de, yenen besinlerden bu vitamin alınmalıdır.

Beslenmenizde A vitamini eksikliği varsa, parlak ışıklara karşı gözleriniz duyarlı olur; güneş gözlüğü takınca rahat edebilirsiniz ve görme yorgunluğundan yakınabilirsiniz. Sizi bir göz gerginliğinden daha çok yoracak ne olabilir ki? Bunu ilk anda fark etmeseniz bile, geceleri görme yeteneğiniz normale yakın değildir. Karanlık sinemada oturacağınız yeri bulmakta zorluk çekersiniz. Gece araba sürerken, karşıdan gelen arabaların farları sizi bir an körleştirir ve kaza yapabilirsiniz. Bu durum, sizin ehliyetsiz sürücü olmanıza yol açar.

A vitamini eksikliği önemliyse, görme yorgunluğu ve ışığa duyarlık, giderek artar; gözler ağrır, göz kapakları yanar, kimi zaman gözlerinizin parlak kömürler gibi yandığını hissedersiniz. Böyle dayanıksız gözler, göz hastalıklarına da kolay yakalanır.

Gözlerinin sağlığını korumak isteyen yetişkin insan, bir günde en az 10.000 ünite A vitamini almalıdır; günde 25.000 ünite daha bir iyidir. Gözlerini saatlerce kullanmak, kuvvetli yada zayıf ışıkta görmek zorunda olanlara, gözlerini az kullanana oranla daha çok vitamin gereklidir. Bir parça eksiklik varsa, 100.000 ünite yada daha çok vitamin alınınca, kana geçişinden sonra görüş yeteneği birkaç saat içinde normale dönebilir. Önemli A vitamini eksikliğini tedavi eden doktorlar, çoğu kez 4-6 haftalık bir süre içinde, her gün 100.000 ünite kadar A vitamini verirler.

A vitamini, göz güzelliğine de katkıda bulunur. Göz yaşı salgısını taşıyan kese ve damarların ve bütün beden salgı bezleri mukozasının sağlığı için bu vitamin gereklidir.

Parlaklık, pırıltılar ve gölge oyunlarıyla ilgi çekici gözler oluşturan, gözyaşlarıdır. Bunun yanında, ışığa duyarlık nedeniyle gözlerin kamaşması, gözü yarı yarıya küçültür.

İyi görmeyle B-2 vitamini de ilgilidir. Yaşı altmışı aşanlarda B-2 eksikliği çok görülse de bunun nedeni yaşlılık değil, yaşlıların iyi beslenemeyişidir; az yerler ve bilmeden karın doyururlar. B-2’nin en iyi kaynakları: Çiçek tozu, bira mayası, karaciğer, böbrek, yürek, süt ürünleri ve yeşil sebzelerdir. Bunları yemeyen insanlarda B-2 eksikliğinden oluşan görme bozuklukları söz konusudur.

Kötü bir sağlığın belirtisi olarak çok sık karşılaşılan düşünsel gerilim «sinirsel tansiyon», görme damarlarını etkileyerek görüşü bozabilir. Göz merceği, ince sfinkter kaslarla çevrelenmiş ve tutunması sağlanmıştır. Bu kaslar gergin olduklarında büzülerek göz merceğini dışa doğru bükerler, ve bu şekilde miyopluk oluşur. Sinir ve kas dokularının gevşemesi ve sağlığı için gerekli olan kalsiyum ve D vitamini eksik verilen deney köpeklerinde miyopluk meydana gelmektedir. Şayet bilinçsiz beslenme, bilimsel özel beslenmeyle yer değiştirirse, gözler de sağlığına kavuşur.

Süt ürünlerinin az yendiği ve D vitamininin belki de besinlerle hiç alınmadığı yoksul evlerinden gelen okul çocuklarının % 60’ında miyop bulunduğu, oysa varlıklı aile çocuklarında oranın % 10’a düştüğü görülmektedir. İyi görmek için, özellikle kalsiyum ve D vitamini varlığı gereklidir.

Katarakt hastalığının, beslenmeyi bilinçsizce düzenlemeye bağlı olduğundan pek az kuşkulanılır. Az gelişmiş ülkelerde, özellikle Hindistanda katarakt olayları Amerikaya oranla çok yaygındır ve genç yaşlarda da sık görülür. Deney hayvanlarında B-2, C vitamini, ve proteinden sadece birinin eksik olduğu beslenmede katarakt meydana geldiği, deney hayvanlarında gösterilmektedir. Başlangıç devresindeki katarakt, beslenmenin düzeltilmesiyle iyileşir. Beslenme bozukluğu önlenmezse, sürekli körlükle sonuçlanabilir. Bir insan yaşlandıkça ve gençlik çağlarına oranla daha az yemeye başladıkça, seçtiği besinlere özel bir dikkat harcamalı, kataraktı önleyici besinlere yer vermelidir. B-2 almak için, süt ürünleri, yeşil renkli sebzeler, iç organlar, bira mayası ve çiçektozu; C vitamini sağlamak amacıyla, yeşil renkli sebzeler, narenciye ve protein almak için yumurta, et, iç organlar, yağlı tohumlar, yoğurt, peynir, vb. doğal besinleri yeterince yemelidir.

Saç Bakımı İçin Beslenme İpuçları

Sağlıklı görünen saçlar genel olarak iyi sağlık ve iyi saç bakımı uygulamalarının bir göstergesidir. Sağlıklı bireylerin diyetlerinde yeterli besinleri vardır. Bununla birlikte, bazı insanların sağlıklı beslenme konusunda bilinçsizdir, bazıları ise kafa derisi ve cildini etkileyen beslenme kusurlarına yatkınlık gösteren tıbbi hastalıkları vardır.

Sağlıklı saç bakımı için önemli olan; vitamin, mineral, besinler, yaşamsal aktiviteler ve yiyecekler hakkında derlediğimiz makalemizi okumaya devam edebilirsiniz.

Vitaminler

İyi bir multivitamin, sağlık ve beslenme temeli olabilir. Deri ve saçtaki değişiklikler, altta yatan bir vitamin eksikliğinin varlığına dair ipuçlarına sahip olabilir.

Ek programa B6, biyotin, inositol ve folik asit eklemek de önemlidir. Magnezyum, kükürt, silika ve çinko gibi bazı minerallerin de sağlıklı saçı korumak için çok önemli olduğu bulunmuştur.

Vitamin B1, B2, Niasin ve Pantotenik Asit

Azaltılmış tiamin (vitamin B1), riboflavin (vitamin B2), niasin ve pantotenik asit seviyeleri saç folikül hücrelerinin yetersiz beslenmesine katkıda bulunabilir. Günlük 25-50 mg doz aralığı tavsiye edilir.

Folik asit

Folik asit, azalan saç folikül hücre bölünmesine ve büyümesine katkıda bulunabilir. Folik asit de vücuttaki sağlıklı metiyonin düzeylerinin korunması için gereklidir. Folik asit eksikliğinin belirtileri anemi, apati, yorgunluk ve beyaz saçlarıdır. Günlük 400-800 mcg’lik bir terapötik doz tavsiye edilir.

C Vitamini

C vitamininin temel işlevlerinden biri, saç folikülü içinde bulunan bağ dokusu türünü sağlıklı kollajen üretmeye ve sürdürmeye teşvik etmektir. C vitamini güçlü bir antioksidandır ve yakınlardaki kan damarlarında bulunan foliküller ve hücreleri korur. Cilt ve saç bakımı için günlük 100-200 mg C vitamini tavsiye edilir. Bioflavonoidli C vitamini günde bir ila iki gram yeterlidir.

E Vitamini

E Vitamini, saç foliküllerinin hücre zarlarının bütünlüğünü korumaya yardımcı olur. Vitamin, hücre zarlarına fiziksel stabilite sağlar ve sağlıklı bir cilt ve saç için antioksidan görevi görür. Günlük E vitamini dozu 50-400 IU’luk tedavi aralığında olmalıdır. E vitamini ve selenyum, hücre içindeki peroksit konsantrasyonunu azaltarak serbest radikaller tarafından hücre zarına saldırıları önlemek için birlikte çalışır.

Beta karoten

Beta-karoten de saç bakımı ve büyümesi için önemlidir. Bunun sebebi;

  • Vücudun ihtiyacı olan beta-karotenin A vitaminine dönüşmesine
  • Normal büyümenin ve kemik gelişiminin korunmasına
  • Sinir lifleri etrafında koruyucu kılıfın korunmasına
  • Sağlıklı cilt, saç ve tırnakların desteklenmesine yardımcı olmasıdır.

Beta karoten için dozaj günlük 10.000 ila 15.000 IU’dur.

Antioksidanlar

A, C ve E vitaminleri, deri hücresi döngüsünü ve kolajen sentezini arttıran antioksidanlardır. Topikal olarak uygulandığında bu vitaminler, ultraviyole ışığın ve çevresel kirleticilerin zararlı etkilerinden erken yaşlanmaya karşı koruma sağlar.

Selenyum

Selenyum iyot metabolizması için gereklidir. Vaka çalışmaları selenyum eksikliğinin kansere, kalp hastalığına ve zayıf saç büyümesine yol açabileceğini göstermiştir. Günde 25-50 mcg selenyum takviyesi önerilen dozdur.

Eser elementler

Vücudun kalsiyumunun bir kısmı, saç folikülü hücrelerinde hücre zarı fosfolipidleri üzerinde etkili olan hücre mediyatörlerini uyarır. Çoğu insan, önerilen günlük kalsiyum alımını karşılamamaktadır. Önerilen doz günde 100-200 mg kalsiyumdur.

Çinko, normal folikül hücre bölünmesine yol açan DNA ve RNA üretimi için gereklidir. Çinko ayrıca hücre-membran yapılarını stabilize etmekten ve süperoksit radikallerinin parçalanması ve uzaklaştırılmasında yardımcı olmaktan sorumludur. Çinko topikal uygulamalarının 5-AR tip II’nin saç dökülme aktivitesini azalttığı gösterilmiştir. Önerilen dozaj, günde 15 mg çinko (çinko amino asit şelat formunda) şeklindedir.

Çinko eksiklikleri ve ilişkili herhangi bir saç sorunu, özellikle genç kadınlar olmak üzere düşük kalorili diyetlerle ilişkili olabilir. Çinko et, yumurta ve deniz ürünlerinde bulunur.

Demir eksikliği mikrocytic ve hipokromik anemiye neden olur. Dahası, deri ve pilo yağ folikülleri dahil diğer organların çoğu etkilenir.

İyot – Suboptimal tiroid fonksiyonu anormal saç büyümesine yol açabilir. İyodin uygun tiroid fonksiyonlarını desteklediğinden, günde 112-225 mcg iyot (kelp şeklinde) önerilen dozdur.

Saç Bakımı ve Amino asitler

Dört sülfür içeren amino asitten biri olan L-Metionin, saç hücrelerine yeterli miktarda kükürt sağlayarak saç mukavemetini destekler. Sağlıklı bağ dokusu oluşumu için kükürt gereklidir. Saçlara normal büyüme ve görünüm için kükürt gerektirir.

L-Cystein kükürdün sağlanmasıyla saç mukavemetini destekler. Deri, tırnak ve saçlar L-Sistein bakımından yüksektir. Saç dökülmesinde eksikliğinin bir faktör olabileceğine dair kanıtlar vardır. Diyetin buna göre takviyesi faydalı olabilir.

L-Lizin – Erkek model kelliklerinin Asyalılar’dan Amerikalılara göre daha az olduğu dikkat çekicidir. Bu kısmen, Asya diyetinin, L-Lizin açısından zengin olması nedeniyle, sebzelerde ve bir şekilde 5-alfa-redüktazı etkileyen bitkilerde amino asidi inhibe eden bir enzimdir.

Çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA’lar)

Hücre yapısında, bariyer fonksiyonunda, lipit sentezinde, inflamasyon ve bağışıklıkta önemli bir rol oynarlar. PUFA’lar kuru, pullu cildi azaltmaya yardımcı olur. En popüler kaynaklar ceviz, balık yağı, keten tohumu yağı vb. Yağlardır. Az yağlı ve yağsız diyetlere sahip insanlar, beslenmeyle ilişkili saç dökülme riski taşırlar çünkü saçlar esansiyel yağ asitlerine ihtiyaç duyarlar. Esansiyel yağ asidi eksikliği kafa derisi ve cildin kurumasına neden olur. Bunlar foliküler sağlığı destekleyen hayati besinlerdir. Folikül sağlıklı değilse, saç dökülmesi veya incelmesi meydana gelir.

Dolaşım ve Saç Bakımı

Son ve genellikle gözden kaçan bir faktör, saça oksijen ve besinlerin dolaşımıdır. Mükemmel dengeli bir ek bile saçlara yeterli kan akışı olmadan etkisiz olacaktır. Saç dökülmesi kan akışının normal seyrinde olmamasından dolayı olabilir veya şiddetlenir. Bu nedenle dolaşımın arttırılması faydalı olabilir. Bu, nitrik oksit üretimini veya anjiyogenezini uyaran topikal tedaviler yoluyla başarılabilir.

Kafein ve taurinin besin alımı ve metabolizması üzerindeki uyarıcı etkileri de yararlı olabilir. Eklenen bir nokta, kafeinin dihidrotestosteron ve saç dökülmesi üzerindeki olası etkisidir. Kafein dihidrotestosteronun neden olduğu saç kaybını azaltmak için yapılan çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir. Çalışmalar topikal olarak başarılı olmuştur, ancak oral kafeinin etkileri saç bakımı ve sağlığı açısından şu anda test edilmemiştir.