Diyet Çeşitleri

Bildiğiniz gibi zayıf olmak herkesin tercihidir. Pek çok diyet çeşidi olması sizlerin de aklını karıştırıyor olmalı. Fakat hangi diyeti seçerseniz seçin kilo verebilmek için toplam alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması gerekmektedir. Diyet çeşitleri içerisinde kendinize uygun diyeti seçmelisinizdir. Aldığınız enerji harcadığınız enerjiden az olduğu zaman vücut yağ depolarında azalma meydana gelir. Bunu yaparken mineral, vitamin, elektrolit dengesini korumanız gerekmektedir.

Bazılarımız zayıflamak için yemek yemiyor veya öğün atlayarak aç kalıyoruz. Aslında bu çok yanlıştır, zayıflamak için aç kalırsanız birçok sağlık sorununa yol açmış olursunuz. Sağlıklı ve düzenli kilo vermek için kendinize uygun bünyenizin kaldıracağı sağlıklı diyetleri seçmelisiniz. Bundan yola çıkarak şunu bilmelisiniz ki diyet kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Herhangi bir diyet programını uygulamadan önce mutlaka bir uzman ile görüşmeniz ve size uygun olan diyeti seçmeniz önemlidir.

Diyet Çeşitleri Uzun Süre Uygulanması İçin Nasıl Olmalıdır?

  • Günlük kullanıma uygun olması gerekmektedir.
  • Uzun süre kullanılabilir olması.
  • Doyma etkisi yaratmalı.
  • Protein, vitamin, mineral miktarı yeterli olmalıdır.
  • Damak tadınıza uygun olmalıdır severek tüketebilmelisiniz.
  • Enerji alımı, enerji harcamasından az olmalıdır.

Sizler için derlediğimiz sağlıklı diyet çeşitleri aşağıdaki gibidir. Unutmayınız uygulamadan önce gerekli tahlillerin yapılması için bir uzmana görünmelisiniz.

Dukan Diyeti

Karbonhidratlı besinlerin tüketimi dışında diyet çeşitleri içerisinde çok esnek bir diyet olarak bilinir. Diyet yapanlar için en önemli etken stresten uzak durmaktır. Dukan diyeti de buna yönelik uygulanan diyet çeşitleri arasında yer alır. 100 gıdaya dayalı yüksek protein düşük yağlı yiyeceklerden oluşmaktadır. Sebzelere dayalı sağlıklı bir diyettir. Dukan diyeti aşama aşamadır ve 4. aşamada kilolarınızdan kurtulup bu kilo kaybınızın kalıcı olmasına yardımcı olur.

  • Dukan diyeti ortalama 5 ay süren bir diyettir.
  • Diyabet ve kolesterol hastalığı bulunanlar kesinlikle uygulamamalıdır.
  • Bu diyette protein alındığı zamanlarda et, balık tüketiminde sınır konulmadan isteğe göre yenmelidir.
  • İlk 10 günde süt ve et ağırlıklı yiyecekler tüketilmelidir.
Dukan diyetinin aşamaları;
Aşama; Atak Safhası

Genelde bu atak safhası 2 ile 5 gün arasındadır. Bu safhada sadece doğal saf protein tüketimine izin verilmektedir. Bu aşamada protein alımı vücudumuzdaki fazla suyu atarak kilo vermemizi hızlandıracaktır. Kahvaltı için yumurta, öğlen yağsız yoğurt, akşam yemeğinde de biftek, et ve balık ürünleri yenilebilir. Günde 2 litre su tüketilmeli şekersiz bitki çayları ve yulaf ekmeği yenmelidir. 2 ile 5 gün arası süren bu aşamada kendinizde hafifliği hissedeceksiniz.

Aşama; Seyir Aşaması

Bu aşamada gerçek kilo kaybı yaşanır ve sebze ağırlıklı saf protein bolca tüketilmelidir. Su tüketimine dikkat edilmelidir. Ara öğünlerde süt, yoğurt ve meyve tüketilmelidir.

Aşama; Konsolidasyon Aşaması

Her gün sebze ağırlıklı protein tüketilen aşamadır. Bunun yanında biraz meyve, 3 ila 4 dilim tam buğday ekmeği ve yağsız peynir tüketebilirsiniz. Bu aşamaya gelmenin sürprizi de haftada 1- 2 defa karbonhidrat tüketmenin serbest olmasıdır. Fakat burada iradeniz çok önemlidir. 2 defayı geçmemek şartı ile tüketmeniz bu aşamanın 6 – 7 günde tamamlanmasını sağlayacaktır. Burada her şey tamamen sizin elinizde ve kontrolünüzde, kendinize bunu Yapabileceğinizi ve başarabileceğinizi söylemelisiniz. .

Aşama yani son aşama istikrar aşaması

Bu aşamada canınız ne istiyorsa yiyebilirsiniz (yine de pasta, kızartma gibi şeylerden uzak durun siz) fakat haftada bir gün sebze veya protein tüketmeniz gerekiyor. Bu aşamaya kadar tüm aşamaları düzenli uygularsanız bu aşamada verdiğiniz kiloların farkına varacaksınız. Bu aşama son aşamadır. Bu aşamanın amacı verdiğiniz kiloları bir daha almamak üzere unutma aşamasıdır. Bu aşama size alışkanlık kazandırmış olmalıdır. Aksi halde diyetin bir amacı kalmaz.

Pritkin Diyeti

Vejetaryen diyeti de denilebilmektedir. Düşük yağlı ve posalı bir diyet çeşididir. Fakat bu diyet B vitaminini ve kalsiyum açısından yetersizdir. Sadece sebze ve yoğurtla yapılan diyettir. Sebzelerden kalsiyum alınabilse de bunlar ikinci sınıf kalsiyumlardır ve sağlıklı beslenme için et veya süt ürünleri ya da baklagillerden destek alınmalıdır.

Karatay Diyeti

Dr. Canan Karatay tarafından hazırlanmış, diyet çeşitleri içerisinde en çok rağbet görenlerdendir. 3 ana öğün tüketimi olan diyette ekmeği hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Bu diyette şeker, şekerli gıdalar, tatlandırıcılar, ekmek, hamur işi, Ayçiçek yağı, katı yağlar, sucuk, sosis, tavuk, et, yoğurt, tatlılar, meşrubatlar yasaktır. Bu diyette sadece evde mayalanmış yoğurt, evde yapılmış ayran, soda, fındık yağı, zeytinyağı, salata, sebze, bakliyat, flitre kahve tüketilebilmektedir. Akşam yemekten sonra hiçbir şey yenmemelidir ta ki sabaha kadar akşam yemeği de 7 den önce yemelidir.

Atkins Diyeti

İçeriğinde; et, balık ve sadece deniz ürünleri olan, protein içeren diyet çeşitlerindendir. Bu diyette pirinç mercimek ve meyve tüketimi de yapılabilir. Karbonhidratın günlük alımı sadece 20gr’dır.

Paleo Diyeti

Paleo diyetinde tahıllara veda etmelisiniz. Bu diyette süt ürünleri sebzeler meyveler tüketmeniz gereken diyet türüdür. Sabahları sadece yumurta yenilir. Bu diyeti yaparken baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik, yorgunluk hissi, soğuk terleme görülebilir. Fakat diyete göre; bunlar olsa dahi diyetin bırakılmaması gerekir. Bu durum çoğu diyetisyene göre sakıncalıdır. Çünkü bu belirtiler farklı rahatsızlıklarında habercisi ve acil müdahale gerektirecek bir durum olabilir. Bundan dolayı pek sıcak bakılmayan diyet çeşitleri arasında yer almaktadır.

Tek Tip Besine Dayalı Diyet Çeşitleri

Günlük enerji alımı yaklaşık 600’kkal civarında olup diyet posası (lif) tüketimi fazla olan diyetlerdir. Bu diyet çeşitleri sadece çorba tüketimine dayalıdır. (mercimek çorbası, lahana çorbası, un çorbası,  gibi)

Zayıflayabilmek için irade sahibi olmanız, günlük su tüketimine dikkat etmeniz, spor yapmanız ve diyetlere düzenli uymanız gerekmektedir. Çözüm diyetlerde değil, iradenizdedir!

Gözler İçin Gerekli Gıdalar

Gözleriniz, genel sağlığınızın bir aynasıdır. Güzel ve ışıl ışıl gözler, sonsuz bir enerjiyle yüklü ve tam sağlıklı bedende bulunur. Mutsuz anlarınızda gözleriniz sönük, ışıksız, baygın bakar Hastalığın acılarını ilk anlatan, gözlerdir. Eğer insanların gözlerine bakmayı öğrenirseniz, «nasılsınız?» sorusunu sormadan, beden ve ruh sağlıklarını anlarsınız.

Bedene gerekli tüm maddelerin, ola ki gözlerin sağlığında bir payı vardır. Bazı vitaminlerin azlığı, kısa zamanda görüş bozukluklarına yol açmaktadır. A vitamini etkisi çok iyi bilinmektedir. A vitamini, bir kameradaki film gibi gördüğünüz cisimlerin fotoğrafını almada kullanılır. Işığın göze değmesyle fotoğraf alınır ve A vitamini bir film gibi kullanılır ve tükenir. Eğer, görmenin normal sürmesi isteniyorsa, kan dolaşımıyla sürekli olarak gözlere A vitamini taşınmalıdır. Kanda sürekli olarak bulunması için de, yenen besinlerden bu vitamin alınmalıdır.

Beslenmenizde A vitamini eksikliği varsa, parlak ışıklara karşı gözleriniz duyarlı olur; güneş gözlüğü takınca rahat edebilirsiniz ve görme yorgunluğundan yakınabilirsiniz. Sizi bir göz gerginliğinden daha çok yoracak ne olabilir ki? Bunu ilk anda fark etmeseniz bile, geceleri görme yeteneğiniz normale yakın değildir. Karanlık sinemada oturacağınız yeri bulmakta zorluk çekersiniz. Gece araba sürerken, karşıdan gelen arabaların farları sizi bir an körleştirir ve kaza yapabilirsiniz. Bu durum, sizin ehliyetsiz sürücü olmanıza yol açar.

A vitamini eksikliği önemliyse, görme yorgunluğu ve ışığa duyarlık, giderek artar; gözler ağrır, göz kapakları yanar, kimi zaman gözlerinizin parlak kömürler gibi yandığını hissedersiniz. Böyle dayanıksız gözler, göz hastalıklarına da kolay yakalanır.

Gözlerinin sağlığını korumak isteyen yetişkin insan, bir günde en az 10.000 ünite A vitamini almalıdır; günde 25.000 ünite daha bir iyidir. Gözlerini saatlerce kullanmak, kuvvetli yada zayıf ışıkta görmek zorunda olanlara, gözlerini az kullanana oranla daha çok vitamin gereklidir. Bir parça eksiklik varsa, 100.000 ünite yada daha çok vitamin alınınca, kana geçişinden sonra görüş yeteneği birkaç saat içinde normale dönebilir. Önemli A vitamini eksikliğini tedavi eden doktorlar, çoğu kez 4-6 haftalık bir süre içinde, her gün 100.000 ünite kadar A vitamini verirler.

A vitamini, göz güzelliğine de katkıda bulunur. Göz yaşı salgısını taşıyan kese ve damarların ve bütün beden salgı bezleri mukozasının sağlığı için bu vitamin gereklidir.

Parlaklık, pırıltılar ve gölge oyunlarıyla ilgi çekici gözler oluşturan, gözyaşlarıdır. Bunun yanında, ışığa duyarlık nedeniyle gözlerin kamaşması, gözü yarı yarıya küçültür.

İyi görmeyle B-2 vitamini de ilgilidir. Yaşı altmışı aşanlarda B-2 eksikliği çok görülse de bunun nedeni yaşlılık değil, yaşlıların iyi beslenemeyişidir; az yerler ve bilmeden karın doyururlar. B-2’nin en iyi kaynakları: Çiçek tozu, bira mayası, karaciğer, böbrek, yürek, süt ürünleri ve yeşil sebzelerdir. Bunları yemeyen insanlarda B-2 eksikliğinden oluşan görme bozuklukları söz konusudur.

Kötü bir sağlığın belirtisi olarak çok sık karşılaşılan düşünsel gerilim «sinirsel tansiyon», görme damarlarını etkileyerek görüşü bozabilir. Göz merceği, ince sfinkter kaslarla çevrelenmiş ve tutunması sağlanmıştır. Bu kaslar gergin olduklarında büzülerek göz merceğini dışa doğru bükerler, ve bu şekilde miyopluk oluşur. Sinir ve kas dokularının gevşemesi ve sağlığı için gerekli olan kalsiyum ve D vitamini eksik verilen deney köpeklerinde miyopluk meydana gelmektedir. Şayet bilinçsiz beslenme, bilimsel özel beslenmeyle yer değiştirirse, gözler de sağlığına kavuşur.

Süt ürünlerinin az yendiği ve D vitamininin belki de besinlerle hiç alınmadığı yoksul evlerinden gelen okul çocuklarının % 60’ında miyop bulunduğu, oysa varlıklı aile çocuklarında oranın % 10’a düştüğü görülmektedir. İyi görmek için, özellikle kalsiyum ve D vitamini varlığı gereklidir.

Katarakt hastalığının, beslenmeyi bilinçsizce düzenlemeye bağlı olduğundan pek az kuşkulanılır. Az gelişmiş ülkelerde, özellikle Hindistanda katarakt olayları Amerikaya oranla çok yaygındır ve genç yaşlarda da sık görülür. Deney hayvanlarında B-2, C vitamini, ve proteinden sadece birinin eksik olduğu beslenmede katarakt meydana geldiği, deney hayvanlarında gösterilmektedir. Başlangıç devresindeki katarakt, beslenmenin düzeltilmesiyle iyileşir. Beslenme bozukluğu önlenmezse, sürekli körlükle sonuçlanabilir. Bir insan yaşlandıkça ve gençlik çağlarına oranla daha az yemeye başladıkça, seçtiği besinlere özel bir dikkat harcamalı, kataraktı önleyici besinlere yer vermelidir. B-2 almak için, süt ürünleri, yeşil renkli sebzeler, iç organlar, bira mayası ve çiçektozu; C vitamini sağlamak amacıyla, yeşil renkli sebzeler, narenciye ve protein almak için yumurta, et, iç organlar, yağlı tohumlar, yoğurt, peynir, vb. doğal besinleri yeterince yemelidir.

Zerdeçaldan Gelen Şifa

Doğanın bize sunduğu bitkiler mucize şekilde şifa dağıtıyor. Zerdeçal zencefilgiller familyasına ait bir bitkidir. Sarı çiçekli büyük yapraklı çok yıllık otsu bir bitkidir. Asıl adı Hint safranı olarak da biliniyor. Ana vatanı güney asyadır.  Diğer isimleri zerde çöp, safran kökü, sarı boya, zerde çav olarak da geçmektedir. Tadı köri ve safrana benzeyen zerdeçal ilk çağlardan buyana hem baharat olarak aynı zamanda sağlığımıza faydalı şifalı bir bitki olarak kullanılmıştır. Doğuda uzun yıllardır hastalık tedavilerinde kullanılan bu baharat, çoğunlukla Hindistan ve uzak doğuda yetiştirip yaygınlaşan bir baharat olduğu için Hint ve uzak doğu mutfağında karşımıza çıkmaktadır. Mutfakta daha çok toz halinde kullanılan zerdeçal bitki hali de zencefile benzemektedir. İçeriğinde demir, potasyum, B6, D, A, B12, magnezyum vb. gibi değerli vitamin ve mineralleri içinde barındırmaktadır.

Tabi zerdeçalın asıl etkili maddesi curcumindir. Aktif maddesidir, güçlü miktarda A ve C vitamini bulundurmaktadır zerdeçalı bu kadar güçlü kılanda curcumin maddesidir. Curcumin doğada bulunan iyileştirici ve yatıştırıcı bir maddedir zerdeçaldaki curcumin maddesi onun kullanılabilirliğini kolaylaştırmaktadır. Demir ve magnezyum açısında oldukça zengindir. Curcumin uyku düzenleyen, serotonin salgılanmasına yardımcı olan B6 vitamini, diyet lif, bakır ve potasyum açısından da oldukça yararlı bir bitkidir. Her bitki gibi zerdeçalı da kullanırken dozunu ayarlamanız ve doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

ZERDEÇALIN FAYDALARI

  • Zerdeçal da en dikkat çeken faydalardan bir tanesi de antienflumatuar ve antioksidan etkisi olmasıdır. Kronik iltihaplanmanın birçok hastalığın başı olarak bilinmektedir zerdeçal bu iltihaplanmaları engelleyici özelliğe sahiptir. Etkisi o kadar güçlüdür ki birçok iltihap önleyici ilaçlar kadar etkilidir.
  • Mevsim geçişlerinde özellikle zerdeçal kullanımını arttırabilirsiniz. Zerdeçal serbest radikallere karşı hücreleri koruyucu olduğu için bağışıklığımızı güçlendirerek fayda sağlar.
  • Zerdeçalın metabolizmayı hızlandırıcı özelliği vardır. İçeriğinde bulunan curcumin maddesinin yağ yakıcı faydası vardır. Aynı zamanda sindirim ve hazım problemi çeken insanlar için çok faydalıdır. Sindirime yardımcı olarak kullanılır.
  • Detoks etkisi vardır karaciğer detoksu olarak kullanılır.
  • Karın ağrısını hafifletmeye yardımcıdır.
  • İltihap önleyici ve iyileştirici özelliğe sahiptir.
  • Sindirim kolaylaştıran özelliği ile gaz ve idrar sökücüdür.
  • Yemekle kullanıldığında kan şekerini düzenleyici etkisi vardır.
  • Karın şişkinliğini azaltıp ödem atmaya faydası vardır.
  • Tüberküloz hastalığının üzerinde olumlu faydaları vardır.
  • Kolesterol önleme amacıyla kullanılabilir.
  • Alzheimer ve depresyon hastalıkları üzerinden olukça faydalı ve önleyicidir.
  • İçeriğinde bulunan mutluluk hormonu olan serotonin hormonu salgılatan B6 bulunması nedeniyle depresyon tedavisinde kullanılır.
  • Kanser hücrelerine neden olan serbest radikallerin oluşma etkisini engelleyici özelliğe sahiptir. Bu nedenle kanser hastalarının bu süreçte zerdeçal kullanılması öneriliyor. Yapılacak araştırmalarda kanser hücrelerinin oluşumunu engelleyebilen faydası vardır.

ZERDEÇALIN YAN ETKİLERİ

  • Zerdeçal fazla kullanılmadığı takdirde sağlıklı bir besindir. Tabi her kullanan insanda farklı yan etkilere sebep olabiliyor. Aşırı ve yanlış kullanımda birçok etkiye neden olabilir.
  • Fazla kullanımda kalp çarpıntısına neden olabilir.
  • Aynı zamanda baharatlara karşı duyarlı insanlarda midede kramp ve gaza sebep olabilir.
  • Kanama bozukluğu olan hastaların dikkat emesi gerekir. Kan incelten bir özelliğe sahip olduğu için ameliyat olacak ya da olmuş hastaların bir süre kullanmayı bırakmanız gerekmektedir.
  • Karaciğer hastalarının dikkatli kullanması gerekmektedir. Diyabet hastalarının kullanması önerilir ancak doğru dozda ve doktor kontrolünde kullanmalıdırlar.
  • Çok fazla kullanılması kan hücrelerine zarar verebilir.
  • Warfarin ve aspirin kullanan hastaların kullanması önerilmez.

HAZIRLANIŞI: Zerdeçal çayı gayet basit hazırlanabilen bir çaydır. 1 çay kaşığı zerdeçal, 4 su bardağı su karıştırarak 15 dakika kaynamaya bırakınız. Daha sonra süzerek içmeye hazır hale getirebilirsiniz, tatlandırmak için bal ve ya limon kullanabilirsiniz.

Doğadan Gelen Hediye Yeşilçay

İlk çağlarda doktorlar genel olarak doğadan yararlanabilmişler. Tıbbın aslında o dönemlerde fazla gelişmemesi başka bir seçeneğin de olmaması nedeni ile bitkiler en büyük kurtarıcıları olmuştur. Bu nedenle şifalı bitkilerin ömrü düşünülen den çok daha eski dönmelere dayanmaktadır. Bazılarının faydaları artarak devam ediyor bazılarını ise yeni keşfediliyor. Bunla içinde Yeşilçay da eski çağlardan bu yana bilinmektedir aynı zamanda dünyanın en faydalı bitkileri arasında da gösterilmektedir. Yeşilçay dünya genelinde Çin ve Hindistan’da çok fazla kullanılan ve iyi bilinen bir bitkidir. Çay sudan sonra en çok tüketilen içecektir. Dünya da tüketilen çayın %78’i siyah çay, %20’si yeşil çay olarak bilinmektedir. Yeşilçay  Camellia sinensis yapraklarından elde edilen bir çaydır. Yeşil çayın tarihi hakkında bize asıl bilgiyi Çin de MS. 600-900 yılları arasında, Tang hanedanı zamanında “Lu Yu” tarafından yazılmış olan “Cha Jing – Klasik Çay” adlı kitabı bilinmektedir.  Yeşil çayın birçok çeşidi vardır.

YEŞİLÇAY TÜRLERİ

  • Bancha Çayı
  • Chun Hao Çayı
  • Dao Ren Çayı
  • Dragonwell Çayı
  • Genmaicha Çayı
  • Gyokuro Çayı
  • Hojicha Çayı
  • Kai Hua Long Ding Çayı
  • Kukicha Çayı
  • Matcha Çayı
  • Sencha Çayı
  • White Monkey Çayı 

YEŞİLÇAY FAYDALARI

  • Araştırmalara göre yeşilçay kan basıncı değişikliklerine iyi dayanabilmesi için damarların cephelerini güçlendirdiği görülmüştür. Aynı zamanda kalp hasatlıklarının birinci nedeni olan kan pıhtılaşmasını önlemektedir.
  • Yeşil çay kanda ki yüksek kolesterol giderir aynı zamanda kolesterol seviyesini normal tutar.
  • Kanser dünya geneline yayılmış ciddi bir hastalıktır. Yeşil çay muhteşem bir antioksidan kaynağı olması nedeni ile kansere karşı koruma sağlar. Yapılan araştırmalar da yeşil çayın kanser etkisini kadınlarda meme kanseri riskini % 22 oranında azalttığı, erkeklerde ise prostat kanseri riskini % 48 oranında azalttığı ortaya çıkmıştır. Bu önemli kanser türlerinin yanı sıra mide kanseri, mesane kanseri, deri, yumurtalık ve akciğer kanseri gibi kanser türlerine karşı diğer birçok türe de iyi gelmektedir.
  • Yeşil çayın faydalarından birisi de beyin fonksiyonlarını geliştirmeye yardımcı olur. Beyin fonksiyonları oluşabilecek çeşitli hastalıklardan korunmamızı sağlar aynı zamanda da yaşlanmaya karşı da beyni korur. Özellikle de yaşlanınca oluşan  Alzheimer ve Parkinson  gibi hastalıklara karşı korur ve engeller. Bunamaya karşıda koruma sağlar.
  • Yeşilçay kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle diyabet nedeni ile oluşabilecek hastalıkları engeller.
  • Çok nadir bilinen yemek borusu kanserine yakalanma riskini azaltır. Yemek borusuna zarar verecek kanserli hücrelere başlangıç süresinde hayat hakkı tanımaz ve yayılmasını engeller.
  • Diş çürüklerine dişlerde oluşan plaklar ve tabakalar sebep olabilir. Biriken plak ve tabaka dişin bakterilerle dolmasına neden olur. Düzenli olarak yeşil çay tüketiminde plak ve tabaka oluşumunu engeller ve ağız kokusunu giderir aynı zamanda boğazda oluşan enfeksiyonu giderir.
  • Yeşil çay fiziksel performans artırır. Yapılan araştırmaya göre metabolizmayı hızlandırır. Yağ yakılmasını hızlandırır. Yeşil çay içen kadınlardan birçoğunda bel bölgesinde incelme sağlamaktadır. Bu şekilde yeşil çay ile zayıflamak mümkündür. Obezite ye karşı korumaktadır.
  • Çağımızda çok fazla yaşadığımız ve günlük hayatta karşılaştığımız stres ve gerginlik sonucunda depresyona girmemiz kaçınılmazdır. Yeşil çay yapraklarında bulunan theanine adında bir aminoasit bulunur. Bu sayede depresyona girme riski azalır. Bu aminoasit vücudu ve sinirleri yatıştırıcı etkisi vardır.
  • İçeriğinde bulunan antioksidan ve anti inflamatuar, bu maddeler cilt de yaşlanmaya ve kırışıklıklara karşı etkileri en aza indirir. Hücre yeniler ve gözaltı şişliklerini giderir.

Yeşilçay Yan Etkileri

  • Yeşil çayın bol miktar da yararının olması yanı sıra fazla kullanıldığın da yan etkileri de bulunmaktadır.
  • Yeşil çayda az miktarda kafein bulunmaktadır. Kafein içermesi nedeni ile kafein hassasiyeti olan insanlar da uykusuzluk, ishal, aşırı sinirlilik hali, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi yan etkilere neden olabilir.
  • Hamile ve emziren kadınların kullanmaması gerekir.
  • Kalp hastalığı, yüksek tansiyonu, kansızlık, mide ülseri, şeker hastalığı, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları bulunan ve ilaç kullanan kişilerin doktorlarına danışması gerekir.