İletişim Çeşitleri

İletişim, yüzyıllardan itibaren insanoğlunun doğasından gelen bir ihtiyaçtır. Aynı zamanda, ilişki kurma ve irtibata geçme ihtiyacından doğmuş bir araçtır. Bu kavram en az iki  kişi tarafından gerçekleştirilebilir. Hayatın hangi köşesine bakılırsa bakılsın iletişimin olmadığı bir nokta görmek neredeyse imkansızdır. Kavram; sözlü iletişim, yazılı iletişim ve sözsüz iletişim olmak üzere üç ana dala ayrılır.

Türleri    

Dil ve dil ötesi olmak üzere 2 alt dala sahip olan sözlü iletişimin dil ile iletişim kısmında, kişilerin karşılıklı konuşma yoluyla irtibat kurmalarına şahit oluruz. İki kişi arasındaki yüz yüze diyalog, mektup ile yazışma, günümüzün whatsapp konuşmaları, bu ve bunun gibi birçok kişiler arası irtibat kurmaya yarayan araçlar dil ile iletişime örnek olarak gösterilebilir. Dil ile iletişimde kişiler karşılıklı bilgi aktarımı yaparlar. Bu aktarım sayesinde kişilerin söyledikleri şeyler anlam kazanır.

Sözlü iletişimin bir diğer alt dalı olan dil ötesi iletişim, dil ile iletişimden farklı olarak sesin niteliğiyle ilgilenir. Kişinin ses tonu, konuşma esnasında yaptığı vurgular, sesinin hızı, sesinin şiddeti, konuşma esnasında durakladığı yerler, vurguladığı kelimeler vb. özellikler dil ötesi iletişimin ilgi alanına girer ve sözlü iletişimin bu kısmında incelenir. Dil ile iletişim esnasında kişinin ”ne”söylediği önem taşırken, dil ötesi iletişim esnasında kişinin söylediği şeyleri ”nasıl” söylediği önem taşır.

Yazılı iletişim 

İletişimin bir diğer dalı da yazılı iletişimdir. Yazının kökeninin, çivi yazısı olarak kullanılmakla beraber Sümerler tarafından Mezopotamya’dan geldiği bilinmektedir. Kişilerin yazı yoluyla gerçekleştirdikleri iletişime ”yazılı iletişim” adı verilir. Bu diğer türler ile karşılaştırıldığında, diğerlerine nazaran sınır olarak daha genişletilebilir bir biçimidir. İnsan hafızasının unutması olasıdır. Bu nedenle atalarımız ”Söz uçar, yazı kalır.” atasözünü söylemişlerdir. Uzaktan haberleşme sırasında sözden ziyade yazının kullanılması, kişinin tecrübe ettiği ya da yeni öğrendiği herhangi bir şeyi yazı yoluyla iletmesi yazılı iletişimin güvenilirliğinin bir göstergesidir. Yazılı iletişimde iletici kişi; mesajının anlaşılabilir olmasına, özenle hazırlanmış, istenilen formata uygun ve dil kuralları açısından uygun olmasına özen göstermelidir.

Sözsüz olarak gerçekleştirdiğimiz davranışların tümüne ”sözsüz iletişim” adı verilir. Sözsüz iletişime en yakın benzetmeyi vücut dili tabiriyle vermek mümkündür. Oturma şeklimizden tutun, kullandığımız jest ve mimiklerden, kurduğumuz göz temasına kadar aslında kimi zaman farkında olmadan sözsüz iletişimde bulunuruz. Psikologlar çoğu zaman verdikleri eğitimlerde kişinin söylediği sözlerden ziyade yaptığı davranışlara ve jest ve mimiklerine dikkat edilmesi gerektiğine, bu davranışların kişinin öz benliğini ve asıl düşüncelerini açığa çıkardığına dikkat çekiyorlar. Bu yönden bakıldığında, gerçek duyguları ve niyetleri açığa çıkaran bir dildir. Çoğu zaman sözlü iletişimin yerini alır. Kişiler üzerinde sözlü iletişimden çok daha fazla etki bırakabilirler. Örneğin, annenin çocuğuna bir konu hakkında ”hayır” demesi ile sert bir ifadeyle kaşlarını kaldırıp çocuğun bu isteğini reddetmesi çok farklı iki cevaptır.

Özetlemek gerekirse,  sözlü, yazılı ve sözsüz olmak üzere üç ana dalıyla birlikte insan hayatının temelinde yüzyıllardır yer edinmiş bir araçtır. İnsanoğlunun hayatını kolaylaştırmakla birlikte, birçok teknolojik gelişmeye de ihtiyaç duyulmasına sebep olmuş, bu yönüyle kültürel ve sosyal açıdan çok büyük zenginliklere sebebiyet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir