Genç Osman

Genç Osman adı ile tanıyacağımız 16. Osmanlı padişahı ve 95. İslam halifesi olan II. Osman, 14 yaşında iken amcası Sultan I. Mustafa’nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu. İyi bir eğitim görmüş olan II. Osman; Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi dillere hâkimdi. Aynı zamanda yönettiği insanlar tarafından Devlet-i Alliyye’nin tarihinde tahttan indirilerek katledilen tek padişahtır. Kimilerine göre ilk reformculardan birisi olan Genç Osman, kimilerine göre de haksız yere katledilen bir yönetici idi.

Genç OSman Ve Tahta Geçişi

Genç Osman’ın tahta geçirilmesindeki en büyük pay I. Mustafa’nın akli dengesinin bozuk olmasıydı. Devlet büyükleri padişahı bu şekilde yönetimi idare edemeyeceğine karar verdiklerinde odasına kilitlenen I. Mustafa’nın ardından II. Osman’ı 26 Şubat 1618 tarihinde tahta geçirdiler. Fakat I. Mustafa’nın bu 97 günlük kısa saltanatının devlet hazinesine büyük bir olumsuz etkisi yansıdı. Şöyle ki, tahta çıkan her padişah askere cülus dağıtırdı. 3 ay ara ile padişah değişimi yaşanmasının neticesinde iki sefer cülus verilmesi ve bu törenler devlet hazinesine büyük olumsuzluklarını yaşattı.

Genç Osman yenilikçi bir padişah olarak kabul edilirdi. Tahta geçer geçmez amcası I. Mustafa’yı tahta çıkaranların bulunduğu devlet görevlilerini değiştirdi. Sadaret Kaymakamı, Şeyhülislam, Rumeli Kazaskeri ve Hekimci başı gibi görevlere yeni kişiler getirerek bazı kaynaklara göre niyeti bozuk, çıkarcı, padişah için olumsuz etki sahibi görevlilerden kendisini ve makamını temizlemeyi hedefledi. Fakat bu devlet görevlilerinin değişiminin beraberinde kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı.

Aynı zamanda Genç Osman, Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişahlar saray dışından evlenmez iken, kendisi Fatih Sultan Mehmet devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, Şeyhülislam Es’ad Efendinin ve Pertev Paşa’nın kızları ile evlendi.

Sultan Genç Osman tahta çıktığı sırada Sadrazam Halil Paşa, İran seferindeydi. Osmanlı ordusu Pul-i Şikeste’de yenilmesine rağmen, İranlılar, mukaddes saydıkları Erdebil şehrinin Osmanlılar’ın eline geçme ihtimali üzerine barış istediler. Serav sahrasında, daha önce iki devlet arasında imzalanan Nasuhpaşa antlaşması temel alınarak imzalanan Serav antlaşmasıyla barış tekrar sağlandı. (26 Eylül 1618).

Sefer için hazırlıklar devam etmekteyken Genç Osman, 12 Ocak 1621’de kardeşi Şehzade Mehmet’i kendisine rakip gördüğü için boğdurttu. Kaynaklarda Şehzade Mehmet’in ölümünden önce kardeşi Osman’a saltanat sürememesi için beddua ettiği de söylenir. Bu idamın etkisi toplum üzerinde henüz atlatılamamışken, çok şiddetli kar fırtınaları ve ağır bir soğuk İstanbul’u etkisi altına almıştır. Dönemi yaşayan tarihçilerin kaleme aldığı kaynaklarda, denizin tamamen donduğu, Üsküdar ile Beşiktaş arasında yürüyerek insanların karşıya geçtiği ve 15 gün boyunca durmadan kar yağdığı söylenir. Bu şartlarda boğaza gemi giremediği için kıtlık da baş göstermişti. En temel besin olan ekmeğin bile fiyatı fazlaca artmıştı. Halk bu felaketi padişah II.Osman’ın uğursuzluğuna yoruyordu ve bu düşünceler ile Genç Osman’ın tahtındaki makamı sorgulanıyordu.

Tecrübesizlik Ve Sorgulanma

Sultan Genç Osman’ın her şeyin farkında olduğu, ancak tecrübesiz olması yüzünden istediği yenilikleri yapamadığı tarihçiler tarafından not alınmıştır. Anadolu, Mısır ve Suriye’den gelen askerlerden oluşacak yeni bir ordu kurmak istediği,aynı zamanda saray, harem ve ilmiye teşkilatlarını yeniden kurmak, yeni kanunlar çıkarmak gibi yenilikçi düşüncelerini dile getirdiği belirtilmiştir. Kapıkulu Ocakları bu durumdan rahatsız oluyordu ve bunu belli etmekten kaçınmıyorlardı. Şeyhülislam Es’ad Efendi’nin başında bulunduğu ilmiye sınıfı ise fikirlerini belirtmiyordu.

Sultan Genç Osman, Lehistan seferindeki başarısızlığının sebebi olarak askerin gayretsizliğini gördüğünü belirtmişti. Askeri alanda bazı yenilikler yapma fikri böylece gelişmiş ve dillenmişti. İşe Kapıkulu Ocakları’nda değişiklikler yaparak başladı. Yaptırdığı sayımda, asker sayısının maaş defterindeki kişi sayısından az olduğunu anlayınca fazladan para vermeyi kesti. Bu durum da, daha önce fazladan gelen paraları kendi ceplerine atan zabitlerin, Sultan Genç Osman’a düşman olmalarına yol açtı.

İsmail Hami Danişment, Genç Osman’ın artık iyice bozulmaya başladığını düşündüğü ve her geçen gün devletin başına iş açtığını iddia ettiği Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını ortadan kaldırarak, bunların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır – Türkleri’nden oluşan yeni bir ordu kurmayı istediğini belirtirdi. Genç Osman’ın yenilikçi bir padişah kabul edilmesindeki en önemli fikirler burada yer almaktaydı.

Osman’ın tahta geçtikten sonra yaptığı hatalar sonucu sarayda kendisine oldukça fazla düşman toplamıştı. İlk olarak kendisinin yerine I. Mustafa’nın tahta geçirilmesinde dahli olduğunu düşündüğü Damat Halil Paşa’yı azletti. Ardından da Hotin Seferi’ne giderken Kösem Sultan’ın oğlu olan Şehzade Mehmed’i idam ettirdi. Halkı da huzursuz eden bu hataların ardından en son da gizlice ordu toplamak amacıyla hacca gideceği öğrenilince bu sefer yeniçeriler devreye girdi ve olay halk boyutundan çıkıp bir taht kavgasına dönüştü.Yeniçerilerin haberi aldıktan sonra takındıkları tavır halk tarafından benimsenmemişti. 1622 yılının Mayıs ayına gelindiğinde artık II.Osman, dinsiz ve tehlikeli birisi ilan edilmişti.

Yeniçeri İsyanı

18 Mayıs 1622 günü padişah hacca gitmek için maiyetindeki askerleri Üsküdar’a geçirecekti. Yeniçerilerin ve ulema sınıfının başını çektiği isyan bu tarihte patladı. İsyancılar birkaç yüksek devlet görevlisinin kellesini istiyorlardı. Padişah ise, kendisine istek bildirmeye gelen ulemayı “Bunlar hep sizin başınızın altından çıktı.” diyerek azarlamıştı. II.Osman hacca gitmekten vazgeçtiyse de artık isyanı durdurmak imkansızdı. Padişah, istenilen kişileri isyancılara vermedi. Sonradan bir kez daha görüşmeye kabul ettiği ulemaların fetvasını yırtıp attı.

Bütün bu olanlar ayaklanmacıları daha da kızdırmıştı. İsyancılar I.Mustafa’yı tahta geçirmek istiyorlardı. Padişah otağının Üsküdar’a kurulacağı günden bir gün önce, yeniçeriler Süleymaniye’de toplandılar. Ayaklanan yeniçeriler saraya girip bazı devlet adamlarını öldürdüler. Yeniçeri ve sipahileri ikna etmek isteyen Sultan Genç Osman, yeniçeri ağalarını merhamete getirmeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı. Yerine 20 Mayıs 1622 günü amcasıI.Mustafa, isyancılar tarafından padişah ilan edildi. II.Osman ise çok kötü bir şekilde aşağılanarak halkın önünden geçirildi. Yedikule’ye getirilerek burada boğdurulmak suretiyle öldürüldü. Boynuna kement atılarak öldürülmeye çalışılan Genç Osman o esnalarda “Bilmeden size kötülük ettiysem beni affedin. Bakın daha dün padişah idim. Bugün ne hale geldim. Benim halimden ibret alın. Dünya kimseye kalmaz. Şimdiye kadar kimse padişahına karşı böyle davranmadı!” cümleleri ile yeniçerilere yalvardı. Bu sözleri uzun zamanlar boyunca kulaklarda yankılandı.

Genç Osman’a idamından evvel tecavüz edildiği gibi asılsız iddialar mevcuttur. Buna dayanak gösterilebilecek hiçbir bilgiye kaynaklarımızda rastlamadık. Fakat II.Osman’ın idam edilene kadar birçok zulme uğradığı ve aşağılandığı bir gerçektir.

Sultan Genç Osman’ın naaşı, ertesi gün Sultan Ahmet Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Sultan Ahmet Camii’nde bulunan babasının türbesine defnedildi. Sultan Genç Osman’ın öldürülmesi Anadolu’da bazı isyanların çıkmasına sebep oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir