Karataş Tatili

Doğu Akdeniz bölgesinde, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin yarattığı doğal sınırlar içerisinde yer alan Karataş Adana’nın denize açılan iki noktasından biridir. Karataş Doğusunda Yumurtalık, güney, güneydoğu ve batısında Akdeniz, kuzeyinde Adana Yüreğir, kuzeydoğusunda Ceyhan, kuzeybatısında ise Mersin ve Seyhan ile komşudur.

60 km. kumsalı ile dünyanın sayılı uzun kumsallarından birisidir. Bu nedenle tatil için çok iyi bir fırsat sunmaktadır. Yolunuz Adana’ya düşerse tatilinizin bir kısmını bozulmamış doğasına ve tarihine hayran kalacağınız Karataş’ta geçirebilirsiniz. Özellikle yaz mevsiminde gitmenizi öneririz. Çünkü yaz mevsiminde Akdeniz’de böyle güzel ve temiz bir plaj bulmak pek mümkün olmayabilir.

Akyatan 90.000 dekar, Tuzla Dalyanı 21.000 dekar ve Hurma boğazı 34.000 dekar olmak üzere 3 adet dalyan bulunmaktadır. Buralarda kefal, çupra, levrek gibi balıklar üretilmektedir. Üretilen bu balıklar Türkiye’nin dört bir tarafına gönderilmektedir. Türkiye’nin en lezzetli jumbo karidesi ve havyarı burada üretilmektedir. Karataş halkı geçimini turizm, balıkçılık, tahıl ve pamuk tarımı ile sağlamaktadır.

Karataş’ta gezilip görülmeye değer birçok yer bulunmaktadır. Kara Kilise olarak da adlandırılan Yanık Kilise Rumlar tarafından siyah taşlarla inşa edilen ve Karataş’ta görülmesi gereken yerlerin başında gelen bir kilisedir.

1608 yılında Osmanlılar tarafından yaptırılan çarşı içindeki Karataş Hanı, Magarsus Ören Yeri, Menzil Hanı, deniz kenarında uzanan surları, Romalılardan kalma amfi tiyatro, stadyumu, kilisesi ve hamam kalıntıları görülmesi gereken diğer eserlerdir. Tarihi eserlerden vakit bulabilirseniz Akyatan Kuş Cenneti, Akyatan Gölü,  ince kumlu Karataş plajları, Karataş balıkçı barınağı ve dalyanlar gezebileceğiniz doğal güzelliklerden bazılarıdır.

Karataş’ın yöresel lezzetleri ise sarımsaklı köfte, içli köfte, düğün çorbası, hamur çorbası, yüzük çorbası, mercimekli ıspanak başı, süllüm, kabak çintmesi, sakatat dolması, ekşili topalak, taş kadayıfı, halka tatlısı ve karakuş tatlısıdır.

Tatilinizi bu muhteşem lezzetlerle tatlandırabilirsiniz. Tatil, denizi yemeği, gezilecek yerleri ve otel imkânlarıyla tatildir. Bu imkânları Karataş’ta en iyi şekilde bulabilirsiniz.

Karataş Otelleri

48 km duble yola sahip Adana Karataş yolu oldukça rahat bir ulaşım sağlamaktadır. Kış mevsiminde 22 bin nüfusa sahip Karataş, yaz sezonunun açılması ile birlikte 70-80 binlere kadar çıkan bir nüfusa sahip oluyor. Buda tatilcilerin yoğun ilgisini çeken bir bölge olduğunun göstergesidir.

Aynı zamanda farklı birçok bölgeye de komşu olan bu sahil kasabası sakin bir tatil geçirmek isteyenler için iyi bir seçenektir. Sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın sayılı uzun kumsallarından olan 60 km. bir kumsala sahiptir. Sahilde yürüyüş sevenler için kaçınılmaz bir fırsattır. Bu kumsalın biraz daha iç kısımlarında ise Karataş otelleri yer almaktadır.

Karataş otellerinin sayısı da yörenin gelişmesi ile birlikte yavaş yavaş artış göstermektedir. Müşterilerine iyi bir hizmet sunmak için çalışan oteller, genellikle aradığınız sıcak aile ortamını bulabileceğiniz daha çok aile işletmesi tarzı otellerdir.

60 – 70 TL civarında değişmekte olan otel fiyatları yaz sezonunun açılması ile birlikte daha fazla artış göstermektedir. Akdeniz’de tatil yapmak istiyorsanız ve Antalya’nın, Alanya’nın otel fiyatları size ağır geliyorsa daha uygun otel fiyatlarına sahip Akdeniz’in sahil kasabası olan Karataş’ta konaklayabilirsiniz.

Ayrıca burada tatil yaparak Akdeniz’in denizinden de mahrum kalmamış olursunuz. Karataş’ta henüz yeterli sayıda otel bulunmadığından dolayı buradaki tatil planlarınız için erken rezervasyon yaptırmanız sizin için yararlı olacaktır. Hem Türkiye’nin turizm cenneti Akdeniz’de hem de kalabalıktan uzak temiz bir havada tatil yapmak için Karataş sizin için çok doğru bir tercih olacaktır.

 

Gül Kokulu Tatil Cenneti Isparta

Gül kokulu havasıyla insanları cezbeden güller diyarı Isparta doğasıyla her mevsim bir başka güzelliğe bürünüyor. Isparta göller yöresinde bulunan bir şehir olduğundan dolayı yaz kış tatil için uygun bir bölgedir. Yaz mevsiminde Eğirdir gölünde tatilinizi yapabilirken kış mevsiminde Davraz dağında kayak yapabilirsiniz.

Doğal güzelliklerinin yanı sıra lavanta tarlalarıyla Fransa Provans’ını andıran şehir Eğirdir gölü ile hayat buluyor. Göller Bölgesi’nde yer alan şehir, Akdeniz Bölgesi’nin kuzeyinde yer almakta ve doğuda Konya, batıda Burdur, güneyde Antalya ve kuzeyde Afyonkarahisar illeri ile de komşudur.

Bölgede Milattan Önce 2000’li yıllarda Luvi ve Arzava topluluklarının yaşadığı bilinmektedir. Bölge daha sonraları Frigler, Lidyalılar ve Perslerin hâkimiyeti altına giriyor. Büyük İskender’den sonra Osmanlı, Selçuklu, Roma ve Bizans’ın da hâkimiyetine girmiştir. Tüm bu kültürlerden izler taşıyan Isparta Türkiye’nin önemli kültür ve tarih turizmi rotalarından biri olma özelliği taşıyor.

Biraz Ege’ den biraz da Akdeniz’ den lezzetler alan bölge geniş bir yemek kültürüne sahiptir. Halı dokuma ve kilim yönünden oldukça gelişen bölgede ülkenin en iyi halılarını bulabiliriniz. En ünlüsü Gül Festivali olmakla birlikte şehirde birçok festival yapılmaktadır.

Genellikle Haziran’ın ikinci haftası ile birlikte düzenlenmekte olan şenliklerle dolu festival dönemlerinde tatilinizi burada geçirebilirsiniz. Aynı zamanda konaklama bakımından da uygun fiyatlarla her türlü ihtiyaca cevap verebilecek tesislere sahiptir. Ayrıca erken rezervasyon ve kampanyalar yardımıyla tatilinizi daha da uygun fiyata yaşayabilirsiniz.

Isparta’da Gezilecek Yerler

Davraz Kayak Merkezi

Son yılların en gözde turizm alanlarından biri olan Davraz Kayak Merkezi Isparta merkeze 26 km mesafede yer almaktadır. Aynı zamanda uygun fiyata konaklayabileceğiniz tesisler de bulunmakta ve her türlü ihtiyacınıza cevap verebilecek kapasitededir. Günübirlik gezi şeklinde de gidebilirsiniz. Eğirdir gölünün muhteşem manzarası karşısında kayak yapabilir teleferikte ise tüm Isparta ayaklarınızın altına serilmektedir.

Eğirdir Gölü

Üzerinde Eğirdir ilçesinin Can ada ve Yeşil ada olmak üzere 2 ayrı bölümden oluşan yarımadasını bulunduran Eğirdir Gölü Türkiye’nin 4. büyük gölü olma özelliğine sahiptir. Günümüzde suların azalması ile birlikte her iki ada birbirine bağlanmıştır. Can adada piknik ve yürüyüş alanları bulunmaktadır. Yeşil adada ise başta otel ve pansiyonlar olmakla birlikte balık restoranları yer almaktadır.  Tarihi eserlerden Ayastefanos Kilisesini gezebilir, eski Rum ahşap evleri ve dar sokaklarında yürüyüş yapabilirsiniz. Isparta’daki en popüler tatil rotaları arasında yer almaktadır. Isparta şehir merkezine 30 dakika mesafede yer alan Eğirdir gölünde muhteşem bir doğa manzarası eşliğinde balık yemek, hatta yaz mevsiminde yüzmek bile mümkün.

Gölcük

Oksijen dolu bu yerde yürüyüş yapmak için muhteşem bir fırsat olan Gölcük gölü bir krater gölüdür. Meşe, sedir, karaçam gibi ağaçlarla çevrili tabiat parkında yürüyüş yapabilir temiz havanın tadını çıkarabilirsiniz.

St Paul Yürüyüş Yolu

300 km si Isparta’dan geçen St Paul yürüyüş yolu Türkiye’nin en uzun 2. yürüyüş alanıdır.

Pınargözü Mağarası

Türkiye’nin en büyük mağarası olan Pınargözü mağarası aynı zamanda dünyanın da en büyük ve en derin mağaraları arasında yer almaktadır. İlginç bir özelliğe sahip olan mağaranın girişi, içerisine tek başına girildiğinde kaybolma riski olduğundan dolayı kapatılmıştır.

Men Tapınağı

Men Tapınağı Ay Tanrısı Men adına inşa edilmiştir. Aynı zamanda tanrı adına şehirleşmiş tek yerleşim alanı olma özelliğine sahiptir.

Antiocheia Antik Kenti

M.Ö. 281 – 261 yılları arasında kurulmuştur. Antik kentin içerisinde dev bir antik tiyatro bulunmakta ve çevresini heybetli surlar kaplamaktadır. Geniş bir alan sahip antik kente geziye giderken araç kullanmak yararlı olacaktır.

Isparta’da mutlaka görmeniz gereken yerler bu kadarıyla sınırlı değil. Dündarbey Medresesi, Yeşil Ada Kilisesi olarak da bilinen Aya Stefanos Kilisesi, Hızırbey Camii, Yalvaç Müzesi, Zindan Mağarası, Kızıldağ Millî Parkı ve tarihi çınar ağacı da Isparta’da mutlaka görülmeye değer yerler arasındadır.

Isparta Otelleri

Akdeniz’in gül kokulu şehri Isparta yazın tarihi eserleri ve doğa harikası gölleriyle, kışın ise kayak turizmiyle misafirlerini ağırlamaktadır. Kış aylarında Isparta’da kayak yapmak için Davraz’da tüm ihtiyaçlarınıza uygun konaklayabileceğiniz lüks oteller yer almaktadır. Bahar ve yaz aylarında yapılan tatillerde ise daha çok butik oteller tercih edilmektedir. Ayrıca yılın her ayı daha klasik yapıda olan Isparta merkez otellerinde konaklayabilirsiniz. Isparta’da bulunan oteller Sadece Oda konsepti ile değil aynı zamanda Tam Pansiyon Plus seçeneklerini de barındıran her bütçeye uygun otellerdir.

Isparta’da Ne Yapılabilir?

Isparta’da Sütçüler ilçesinde yer alan Tabiat Parkında doğanın tadını çıkarabilir doğayla baş başa huzurlu bir vakit geçirebilirsiniz. Akarsu boyunca yürüyüş yapabilir ya da dilerseniz yazın dahi buz gibi olan akarsuya girebilirsiniz. Ayrıca burada bulunan alabalık tesislerine mutlaka uğramalısınız.

Eğer Isparta’ya temmuz-ağustos aylarında yolunuz düşerse mutlaka Lavanta Vadisi’ni ziyaret etmelisiniz. Kuyucak, Ardıçlı, Aydoğmuş ve Kuşçular köylerine giderek mosmor lavanta tarlaları arasında huzurlu vakit geçirebilir buralarda muhteşem fotoğraf kareleri çekebilirsiniz.

Isparta’da Ne Yenir?

Isparta zengin mutfağı ile misafirlerini karşılamaktadır. Isparta’da bulabileceğiniz ilginç yemekler arasında pastırmayla yapılan Isparta usulü keşkek bulunmaktadır. Isparta’da tatmanız gereken yemekler arasında sazan dolması, haşhaş helvası, şalgamlı börülce ve gül şerbeti de yer almaktadır.

Diyet Çeşitleri

Bildiğiniz gibi zayıf olmak herkesin tercihidir. Pek çok diyet çeşidi olması sizlerin de aklını karıştırıyor olmalı. Fakat hangi diyeti seçerseniz seçin kilo verebilmek için toplam alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması gerekmektedir. Diyet çeşitleri içerisinde kendinize uygun diyeti seçmelisinizdir. Aldığınız enerji harcadığınız enerjiden az olduğu zaman vücut yağ depolarında azalma meydana gelir. Bunu yaparken mineral, vitamin, elektrolit dengesini korumanız gerekmektedir.

Bazılarımız zayıflamak için yemek yemiyor veya öğün atlayarak aç kalıyoruz. Aslında bu çok yanlıştır, zayıflamak için aç kalırsanız birçok sağlık sorununa yol açmış olursunuz. Sağlıklı ve düzenli kilo vermek için kendinize uygun bünyenizin kaldıracağı sağlıklı diyetleri seçmelisiniz. Bundan yola çıkarak şunu bilmelisiniz ki diyet kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Herhangi bir diyet programını uygulamadan önce mutlaka bir uzman ile görüşmeniz ve size uygun olan diyeti seçmeniz önemlidir.

Diyet Çeşitleri Uzun Süre Uygulanması İçin Nasıl Olmalıdır?

  • Günlük kullanıma uygun olması gerekmektedir.
  • Uzun süre kullanılabilir olması.
  • Doyma etkisi yaratmalı.
  • Protein, vitamin, mineral miktarı yeterli olmalıdır.
  • Damak tadınıza uygun olmalıdır severek tüketebilmelisiniz.
  • Enerji alımı, enerji harcamasından az olmalıdır.

Sizler için derlediğimiz sağlıklı diyet çeşitleri aşağıdaki gibidir. Unutmayınız uygulamadan önce gerekli tahlillerin yapılması için bir uzmana görünmelisiniz.

Dukan Diyeti

Karbonhidratlı besinlerin tüketimi dışında diyet çeşitleri içerisinde çok esnek bir diyet olarak bilinir. Diyet yapanlar için en önemli etken stresten uzak durmaktır. Dukan diyeti de buna yönelik uygulanan diyet çeşitleri arasında yer alır. 100 gıdaya dayalı yüksek protein düşük yağlı yiyeceklerden oluşmaktadır. Sebzelere dayalı sağlıklı bir diyettir. Dukan diyeti aşama aşamadır ve 4. aşamada kilolarınızdan kurtulup bu kilo kaybınızın kalıcı olmasına yardımcı olur.

  • Dukan diyeti ortalama 5 ay süren bir diyettir.
  • Diyabet ve kolesterol hastalığı bulunanlar kesinlikle uygulamamalıdır.
  • Bu diyette protein alındığı zamanlarda et, balık tüketiminde sınır konulmadan isteğe göre yenmelidir.
  • İlk 10 günde süt ve et ağırlıklı yiyecekler tüketilmelidir.
Dukan diyetinin aşamaları;
Aşama; Atak Safhası

Genelde bu atak safhası 2 ile 5 gün arasındadır. Bu safhada sadece doğal saf protein tüketimine izin verilmektedir. Bu aşamada protein alımı vücudumuzdaki fazla suyu atarak kilo vermemizi hızlandıracaktır. Kahvaltı için yumurta, öğlen yağsız yoğurt, akşam yemeğinde de biftek, et ve balık ürünleri yenilebilir. Günde 2 litre su tüketilmeli şekersiz bitki çayları ve yulaf ekmeği yenmelidir. 2 ile 5 gün arası süren bu aşamada kendinizde hafifliği hissedeceksiniz.

Aşama; Seyir Aşaması

Bu aşamada gerçek kilo kaybı yaşanır ve sebze ağırlıklı saf protein bolca tüketilmelidir. Su tüketimine dikkat edilmelidir. Ara öğünlerde süt, yoğurt ve meyve tüketilmelidir.

Aşama; Konsolidasyon Aşaması

Her gün sebze ağırlıklı protein tüketilen aşamadır. Bunun yanında biraz meyve, 3 ila 4 dilim tam buğday ekmeği ve yağsız peynir tüketebilirsiniz. Bu aşamaya gelmenin sürprizi de haftada 1- 2 defa karbonhidrat tüketmenin serbest olmasıdır. Fakat burada iradeniz çok önemlidir. 2 defayı geçmemek şartı ile tüketmeniz bu aşamanın 6 – 7 günde tamamlanmasını sağlayacaktır. Burada her şey tamamen sizin elinizde ve kontrolünüzde, kendinize bunu Yapabileceğinizi ve başarabileceğinizi söylemelisiniz. .

Aşama yani son aşama istikrar aşaması

Bu aşamada canınız ne istiyorsa yiyebilirsiniz (yine de pasta, kızartma gibi şeylerden uzak durun siz) fakat haftada bir gün sebze veya protein tüketmeniz gerekiyor. Bu aşamaya kadar tüm aşamaları düzenli uygularsanız bu aşamada verdiğiniz kiloların farkına varacaksınız. Bu aşama son aşamadır. Bu aşamanın amacı verdiğiniz kiloları bir daha almamak üzere unutma aşamasıdır. Bu aşama size alışkanlık kazandırmış olmalıdır. Aksi halde diyetin bir amacı kalmaz.

Pritkin Diyeti

Vejetaryen diyeti de denilebilmektedir. Düşük yağlı ve posalı bir diyet çeşididir. Fakat bu diyet B vitaminini ve kalsiyum açısından yetersizdir. Sadece sebze ve yoğurtla yapılan diyettir. Sebzelerden kalsiyum alınabilse de bunlar ikinci sınıf kalsiyumlardır ve sağlıklı beslenme için et veya süt ürünleri ya da baklagillerden destek alınmalıdır.

Karatay Diyeti

Dr. Canan Karatay tarafından hazırlanmış, diyet çeşitleri içerisinde en çok rağbet görenlerdendir. 3 ana öğün tüketimi olan diyette ekmeği hayatınızdan tamamen çıkarmanız gerekmektedir. Bu diyette şeker, şekerli gıdalar, tatlandırıcılar, ekmek, hamur işi, Ayçiçek yağı, katı yağlar, sucuk, sosis, tavuk, et, yoğurt, tatlılar, meşrubatlar yasaktır. Bu diyette sadece evde mayalanmış yoğurt, evde yapılmış ayran, soda, fındık yağı, zeytinyağı, salata, sebze, bakliyat, flitre kahve tüketilebilmektedir. Akşam yemekten sonra hiçbir şey yenmemelidir ta ki sabaha kadar akşam yemeği de 7 den önce yemelidir.

Atkins Diyeti

İçeriğinde; et, balık ve sadece deniz ürünleri olan, protein içeren diyet çeşitlerindendir. Bu diyette pirinç mercimek ve meyve tüketimi de yapılabilir. Karbonhidratın günlük alımı sadece 20gr’dır.

Paleo Diyeti

Paleo diyetinde tahıllara veda etmelisiniz. Bu diyette süt ürünleri sebzeler meyveler tüketmeniz gereken diyet türüdür. Sabahları sadece yumurta yenilir. Bu diyeti yaparken baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik, yorgunluk hissi, soğuk terleme görülebilir. Fakat diyete göre; bunlar olsa dahi diyetin bırakılmaması gerekir. Bu durum çoğu diyetisyene göre sakıncalıdır. Çünkü bu belirtiler farklı rahatsızlıklarında habercisi ve acil müdahale gerektirecek bir durum olabilir. Bundan dolayı pek sıcak bakılmayan diyet çeşitleri arasında yer almaktadır.

Tek Tip Besine Dayalı Diyet Çeşitleri

Günlük enerji alımı yaklaşık 600’kkal civarında olup diyet posası (lif) tüketimi fazla olan diyetlerdir. Bu diyet çeşitleri sadece çorba tüketimine dayalıdır. (mercimek çorbası, lahana çorbası, un çorbası,  gibi)

Zayıflayabilmek için irade sahibi olmanız, günlük su tüketimine dikkat etmeniz, spor yapmanız ve diyetlere düzenli uymanız gerekmektedir. Çözüm diyetlerde değil, iradenizdedir!

Çölyak hastalığı nedir?

çölyak hastalığı genetik olarak yatkın kişilerde gluten tüketilmesiyle tetiklenen ince bağırsağın kronik enflamasyonudur. Genellikle karakteristik kabarıklık ve kaşıntılı deri lezyonları ve patognomonik intra-dermal IgA birikimleri ile ortaya çıkar. Bu semptomlar glutensiz bir diyet ile kaybolacaktır. Çok az miktarda glüten bile rahatsızlığa neden olabilir.

Çölyak hastalığı belirtileri

Çölyak hastalığı çok farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bu belirtiler aşağıda listelenmiştir:

  • ishal
  • karın şişmesi
  • karın ağrısı
  • bulantı
  • kusmuk
  • kilo ve enerji kaybı
  • iştah kaybı
  • anemi, demir eksikliği
  • osteoporoz
  • yerine getirilmemiş gebelik arzuları veya kendiliğinden oluşan düşükler
  • vitamin ve mineral eksikliği

Yeni doğan çocukların çölyak hastalığı  genellikle  gluten içeren gıdaların anne sütünden geçmesi sonucu sütten sonraki evrelerinde erken gelişir. Eğer zamanında teşhis edilemez ise, çocuklar büyüme ve gelişim bozukluklarından muzdarip olabilirler . Çölyak hastalığından muzdarip çocuklar genellikle ince bir yapıya sahiptirler ve çok hassastırlar.

Çölyak formları

Şiddete bağlı olarak üç çölyak hastalığı vardır: klasik, semptomatik ve subklinik. Hepsine ince bağırsağın mukozasında meydana gelen hasar eşlik eder . Ayrıca biyopsi (doku çıkarılması) herhangi bir lezyonu göstermediği için sıklıkla tesadüfen keşfedilen potansiyel bir çölyak hastalığı da vardır.

Çölyak hastalığı tanısı

Çölyak hastalığı her yaşta görülebilir. Çölyak hastalığı şüphesi varsa, ilk olarak IgA sınıfının anti-transglutaminaz (Anti tTG) antikorlarının ve serumdaki toplam IgA konsantrasyonunun varlığını kontrol etmek için bir kan testi yapılır. Aynı derecede etkili, ancak daha az kullanılan bir başka yöntem ise anti-endomisiyal antikorların (EMA) incelenmesidir. Antikorlar bulunursa, kesin tanı, ince bağırsağın bir sonraki biyopsisi ile verilir .

Çölyak hastalığının sıklıkla kalıtsal olarak oluşabileceği düşünüldüğünde , birinci dereceden akrabalar (ebeveynler, kardeşler ve çocuklar) semptom göstermese bile bir çölyak hastalığı testinden geçirilmelidir.

Tıbbi muayeneden önce glüten içermeyen bir diyetin başlatılmaması çok önemlidir , çünkü aksi halde kandaki antikorların varlığı artık kesin olarak belirlenemez ve bu nedenle bir teşhis yapılamaz.

Çölyak hastalığının tanısı doğrulanırsa, uzman derhal glutensiz diyet yapılmasını önerir . Glüten içeren gıdalara tamamen hayatınızdan çıkarmanız gerekir , çünkü bu tek etkili tedavidir. Yeme alışkanlıklarındaki tek bir değişiklik bile genel olarak sağlık durumlarında hızlı bir iyileşmeye yol açar . Zaten sadece kısa bir süre glutensiz diyetin ardından, çölyak hastalığı olan birçok insan artık rahatsızlık hissetmemeye başlar . Bununla birlikte, ince bağırsağın mukozasının tamamen yenilenmesi birkaç ay sürebilir.

Saç Kırıklarını Onarmanın Yolları

Saçlarımız, güneşin zararlı ışınları, deniz, havuz, saç boyaları ve daha birçok farklı sebepten kaynaklı yıpranmalara ve kırılmalara uğrar. Eğer saç bakımınızı gereken şekilde yapmazsanız kötü ve cansız bir görüntü ortaya çıkar. Bu yüzden saçlarınıza doğru ve düzenli bir bakım yapmalısınız ki oluşan kırıklar onarılabilsin. Peki,  bu saç kırıkları nasıl onarılır?

Kırıkları onarabilmek için neler yapmalıyız?

1) Saçlar canlı oldukları için çok fazla hırpalandıkların da zarar görürler. Bu yüzden saçlarınızı sürekli nemlendirmeye özen göstermelisiniz. Çünkü saçlarınızın nem dengesinin bozulması saçların kurumasına yol açar.

2) Saçlarınızın kurumaması ve kırıkların oluşmaması için gereken tedbirleri almalısınız. Bunun için yapmanız gereken duş sırasın da saçlarınıza nemlendirici sürmelisiniz ve saç diplerinize kadar masaj yaparak uygulamalısınız. Duştan sonra da saçlarınızı havlu ile kurutulmamalısınız sadece suyunu alması için havluya sarabilirsiniz.

3) Saçlarınıza sürekli fön çektirmek de saçlarınızın kurumasına ve kırılmasına sebep olur. Bu yüzden fön makinasını sık sık kullanmamalısınız.

Yukarı da belirtilen uygulamalar ile saçlarınız da oluşacak kırıkların ve yıpranmaların önüne geçmiş olursunuz.

Kırılan Saçlara Doğal Bakım Uygulamaları

Saçlarınız da oluşan kırıkların onarılması için kozmetik ürünler kullanmak yerine kendinizin de evde kolayca hazırlayabileceği bakım ürünlerini uygulayabilirsiniz. Eğer doğal bakım ürünlerini uygularsanız saçlarınız kısa bir süre içerisinde sağlıklı bir görünüm kazanmış olur. Peki, doğal bakım ürünleri ile saç kırıkları nasıl onarılır? 

Zeytinyağı

Saçlarınızın tümüne yetecek kadar doğal zeytinyağını, saç diplerinizden saç uçlarınıza kadar masaj yaparak iyice yedirin. Zeytinyağını saçlarınız da yarım saat kadar beklettikten sonra ılık su ile iyice durulayın. Zeytinyağı sayesinde saçlarınız ihtiyacı olan nemi kazanmış olur.  Ayrıca saçlarınızda ki kırıklardan tamamen kurtulmak için zeytinyağı maskesini de düzenli olarak kullanabilirsiniz.

Zeytinyağı ve Yumurta Maskesi

Saçlarınızda oluşan kırıkları onarmak ve daha canlı göstermek için zeytinyağı ve yumurta maskesini de uygulayabilirsiniz. 1 tane yumurtayı orta boy bir kap içerisine alın ve üzerine saçlarınıza yetecek kadar zeytinyağını ekleyerek iyice karıştırın, elde ettiğiniz karışımı saç uçlarınızdan saç diplerinize kadar iyice uygulayın.

Saçlarınıza bone ya da bir poşet sararak 45 dakika bekletin. Daha sonra saçlarınızı güzelce yıkayarak temizlenmesini sağlayın. Hafta da 1 defa olacak şekilde uygulayacağınız bu karışım sayesin de saçlarınızda ki kırıklar tamamen onarılır. Zeytinyağının nemlendirici etkisi ve yumurtanın içerisinde ki proteinin birleşimi sayesinde saçlarınız doğal, parlak ve canlı bir görünüm kazanmış olur.

Biberiye Maskesi

Saçlarınızda ki kırıkları onarmanız için uygulayacağınız bir başka yöntem ise biberiye maskesidir. Biberiye maskesi saçlarınızı besler ve sağlıklı bir görünüm sağlar.

1 yemek kaşığı havuç tohumu yağı, 1 yemek kaşığı biberiye yağı ve 1 yemek kaşığı limon suyunu iyice karıştırıp saçlarınıza masaj yaparak uygulayın. Daha sonra saçlarınızı streç ile sarın ve 2 saat kadar bekletin ve ardından ılık su ile yıkayın. Biberiye maskesini hazırlarken saçlarınızın uzunluğuna göre artırabilirsiniz. Eğer maskeyi hafta da 1 defa uygularsanız saçlarınız istenen bakıma ve sağlığa kavuşmuş olur.

 

Modada İkinci El Tüketim Rahatlığı

Gün geçtikçe tüketim çılgınlığı giderek yaygınlaşmakta ve artarak devam etmektedir. Tüketim çılgınlığının başlıca sebepleri; alışveriş mağazalarının her yerde olması, internet alışverişinin yaygınlaşması ve böylelikle de istenilen tüm şeylere rahatlıkla erişilebilmesidir. İnsanlar, zamanla gördükleri harika modeller içinden, ihtiyaçları dahi olmayan şeyleri alarak, iradelerine yenilmeye başlamışlardır.

Bu durum, zaman içinde, bazı zeki insanların dikkatinden kaçmamış ve modada ikinci el tüketim rahatlığı ortaya çıkmıştır.

İnsanların dolaplarında, 1-2 kez giydikleri, hatta bazen hiç giyilmeden bekleyen kıyafetlerin birikmesiyle birlikte; atıl eşyaların bir şekilde değerlendirilmesi ihtiyacı gündeme gelmiştir. Kıyafetlerin bazılarının ünlü markalardan olması da, bu ürünlerinin sıfırını almaya gücü yetmeyen kişilerin alışveriş yapabilmesine imkân sağlamıştır. İkinci el elbise satışı ve takas yoluyla gerçekleştirilen ikinci el eşya tüketimi böylelikle hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.

İkinci El Eşya Tüketimi Nasıl Başlamıştır?

Makalemizin başında da belirttiğimiz gibi, eski zamanlarda ünlü tasarımcıların yurt dışındaki modellerini elde edebilmek oldukça emek gerektiriyordu. Sırf alışveriş yapabilmek için, hanımlarımız çoğu zaman yurt dışı seyahatlerine çıkmak zorunda kalıyorlardı. Bilgisayarda online satışların başlamışıyla birlikte, bu konuda oldukça büyük bir kolaylık sağlandı. İnsanlar, evlerinde oturdukları yerlerde, istedikleri ve beğendikleri modelleri kolayca alabilmeye başladılar.

Alışverişteki bu rahatlık, zaman içinde hanımlarımızın gereğinden fazla alışveriş yapmalarına neden olmaya başladı. Bunun sonucu olarak ise, dolaplarda atıl elbiseler giderek birikti.

Bazı moda bloggerları, bu durumu değerlendirerek, çeşitli yollarla bu kıyafetlerin hayata geçirilmesini sağlamak isteyen hanımlarımızın eşyaları için aracılık etmeye başladılar. Satış ve takas yoluyla gerçekleştirilebilen ikinci el eşya tüketimi böylelikle yaygınlaştı.

Sitelerinde, karşılıklı alışveriş yapan kişilerin tanışıp, takas ve alışveriş yapmasını sağlayan bloggerlar sayesinde, birçok kişi çanta, ayakkabı, elbise gibi pek çok ürüne uygun imkânlarla ulaşabilme imkânı buldular.

Bu konuya ilgi gösteren bir diğer kişiler ise, vintage moda tutkunları diyebiliriz. Eski dönem kıyafet, aksesuar ve parçalarının da, bu liste içinde yer alması, vintage severlerin ikinci el eşya tüketim rüzgârına dâhil olmasına neden oldu. Bu şekilde hem tasarruf edip, hem de istedikleri ürünlere ucuza kavuşabilen hanımlarımız, durumdan oldukça memnun kalabiliyorlar.

 

 

 

MAKYAJ ÇANTASI

Bir kadının olmazsa olmazıdır makyaj çantası  ne zaman ne olacağını bilemeyiz mesela iştesiniz bir mesaj geldi akşam yemeğe çıkmanız gerekti bu gibi durumlarda makyaj çantası hayat kurtarıcıdır. Makyaj çantası içinde pek çok ürün taşırız neredeyse ve her kadının çantasında mutlaka bulabilirsiniz. Makyaj çantalarınızın içinde temel ihtiyaçlardan yanı sıra alternatif ürünlerde bulunmaktadır. Peki makyaj çantalarının içinde neler olmalıdır?

  • Kapatıcı makyaj malzemelerinin olmazsa olmazıdır. Kapatıcı sayesinde istenmeyen görüntüleri anında kapatabilirsiniz o yüzden makyaj çantasından çıkarmayacağınız en önemli malzemedir. Kapatıcıyla mucizevi bir görünüm elde edebilirsiniz.
  • Kirpiklerimizin dostudur rimeller çünkü uzun ve kıvrımlı kirpikler herkezin hayalidir makyaj çantasında da yeri mutlaka olmalıdır.
  • Fondötenle de büyük işler başarabilirsiniz anında çıkan sivilceleri kapatmakta büyük etsisi vardır.
  • Yüzü renklendiren allıklarıda unutmamamız gerekir tek başına anında görünümüzü değiştirebilir.
  • Makyajınızı tamamlayan en önemli diğer bir malzemede rujdur. Dudakları belli etmek için vazgeçilmezdir bu yüzden makyaj çantanızda çoktan yeri almış olmalıdır.
  • Unutmadan göz kaleminizide koymayı ihmal etmeyelim göz kalemlerinizle bakışlarınıza derinlik kazandırabilirsiniz.
  • Gözlerinizi belirginleştiren göz farı göz bölgenize ışıltı kazandırabilir

MAKYAJ ÇANTASINDA DİĞER BULUNMASI GEREKENLER

Küçük ayna ve cımbızda çantanızda bulunması gerekmektedir küçük bir ayna sayesinde istediğiniz yerde makyaj yapabilirsiniz. Bakımına çok dikkat etseniz de küçük tüyler görünümünüze hoş bir görüntü katmaz bu yüzden cımbız sayesinde tüylerden kökten kurtulabilirsiniz. Pamuk ve kreminizede yer vermelisiniz makyajınız bozuldu veya değiştirmek istiyorsunuz pamuk ve krem anında makyajınızı temizleyebilir.

MAKYAJ ÇANTASI NASIL TEMİZLENİR

Makyaj çantamızda fazla olan ürünlerinizi çıkarmanız gerekir. Makyaj çantanızda ezilmiş ve akmış ürünlere yer vermeyin parlatıcılar her yere bulaştığı için koruyucu kılıfa koymanız çantanızın kirlenmemesini önler  hafta da bir kere makinaya atıp yıkayabilirsiniz.

MAKYAJ ÇANTASI ÇEŞİTLERİ

Makyaj çantanız gideceğiniz yere göre farklılık gösterir günlük çantanızda kullanacağınız makyaj çantanızda her birinden bir tane olması yeterlidir. Fakat seyahat çantanızda kullanacağınız makyaj çantanızda daha fazla her aldığınız kıyafete uygun makyaj malzemeleri koyabilirsiniz. Bunların yanı sıra bir de profesyonel makyaj çantası vardır. Profesyonel makyaj çanası oldukça büyük ve çeşit çeşit malzemelerin bulunduğu makyaj çantasıdır. Valize benzeyen bir görünümü vardır.

Kombin Trendinde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Modacıların uzun süredir kullanmadıkları bir stil son günlerde tekrar çıkış yakalamayı başarabildi. Uyumlu kombin stilleri adı verilen ve belli başlı kurallara dikkat edilmediği takdirde başarısızlıkla sonuçlanabilecek bu moda akımının başlıca amacı; uyumlu parçaları bir araya getirmektir.

Bu sezon ünlü markaların koleksiyonlarında sıklıkla yer vermeye başlamasıyla birlikte, modanın yükselen trendi arasına girmeyi tekrar başarabilen stil, şimdilerde sokak modasında da görülüyor.

Özellikle Gucci, Ralph Lauren defilelerinde dikkat çeken akımı uygularken nelere dikkat etmemiz gerekiyor, birlikte inceleyelim.

Kombin Trendinde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

1-Kombinasyonda sınırları koruyun; uyumlu kombin stilinin ilk ve en önemli kuralı, kombin yaparken sınırlara uymaktır. Örneğin, etek ve bluzunuz birbirine uyumlu olarak tercih edildiyse, kullanılan üçüncü parça mutlaka farklı olmalıdır. Yani sınırınız, 2 parçadır.

2-Dengeyi korumayı unutmayın; Kıyafetlerde denge faktörünü koruyabilmenin en pratik yolu, natürel renklerden yardım almaktır. Baştan aşağı canlı renk veya desenli giysiler abartılı, göz yoran bir görünüm oluşturacaktır. Kombin trendinde ise, denge faktörü oldukça önemlidir. Örneğin, örgü detaylı elbiseler bu kombinlerde kullanılmaması gereken giyimler arasındadır.

3-Kıyafetinizi sade aksesuarla tamamlayın; Söz konusu stil göz dolduran, iddialı bir kombin olması dolayısıyla, aksesuarların abartılı seçilmesi yanlış olacaktır. Dikkatlerin giyime odaklanması amaçlanarak, sade aksesuar seçimleri yapılmalıdır. Bu konuya dikkat edilmediği takdirde, kombin boğucu bir havaya bürünür.

4-Zıt renklerde ojeleri tercih edin; Uyumlu giyim trendinin stil kuralı olarak altı çizilen bir diğer husus ise, oje, ruj, ayakkabı gibi detaylarda kullanılan renklerin, kıyafete zıt olarak tercih edilme zorunluluğudur. Seçtiğiniz oje ve rujunuz, kıyafetinizle bütünlük oluşturuyor gibi görünse de yapılan bir stil hatasıdır, stile aykırı hareket edilmiş olunacaktır.

5,Seçilen desenlerin uyumlu giyimde önemi; Bu stili kullanmayı tercih eden kişinin, vücut yapısını tanımadan yanlış tercihte bir desenle uygulayacağı kombin, kötü sonuçlar doğurabilir. Kıyafet bütünlük açısından, mükemmel bir görüntü çizse de iri desenli kıyafetler, göğüs ve kalça bölgelerinizi olduğundan iri gösterebilecektir. Bunun yerine küçük desenli giyim parçaları kullanmak, size daha fit bir görünüm kazandırabilir.

ABİYE TESETTÜR

Tesettür, kadınların İslam dininin uygun gördüğü şekilde giyinmesine verilen addır. Abiyeler tesettür giyimin vazgeçilmez parçalarındandır. Zira, abiye tesettür kıyafetleri muhafazakar giyimi tercih eden kadınların özel hayatında ve iş hayatında şık ve zarif görünmelerini sağlar.

Tasarımları açısından özellikle özel günlere hitap eden abiye tesettür kıyafetleri oldukça çeşitlidir. Günümüzde, kadınların inanç çerçevesinin gerektirdiği şekilde, kendi zevklerine ve tarzlarına hitap eden abiye elbiseleri bulmaları oldukça kolaydır. Zira her renkte, her bedende ve kumaşta abiye tesettür elbiseleri mevcuttur.

ABİYE TESETTÜR ELBİSELERİ NASIL OLMALIDIR?

Abiye tesettür elbiseleri, İslam dinine mensup ve muhafazakar giyimi tercih eden kadınlar için üretildiğinden dolayı ilk olarak İslam dininin tesettür çerçevesine uymalıdır. İslam dini, kadınlar için tesettürü baştan ayak bileklerine kadar vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde örtünmek olarak tanımlamıştır. Bu durum tesettür giyim alanının genel olarak dikkat etmesi ve üzerine çalışması gereken bir konudur.

Abiye tesettür kıyafetleri genellikle bu ölçülere uygun olarak hazırlanmaktadır. Abiye tesettür kıyafetlerinde herhangi bir dekolte, oyuk, yırtmaç vs. bulunmamaktadır. Zira bunlar tesettür giyim açısından yanlış modellerdir. Abiye tesettür elbiseleri, pantolon-ceket, ayak bileklerine kadar uzun elbise, tunik-pantolon şeklinde çeşitlilik gösterebilmektedir.

Aynı zamanda, her modelde renk ve kumaş olarak çeşitlilik mevcuttur. Tesettür giyim elbiseleri arasında hem genç giyim olarak hem de yetişkin giyim olarak birçok kıyafet bulmak mümkündür.

ABİYE TESETTÜR MODELLERİ NELERDİR?

Tesettür abiye giyim elbiselerin kesimlerinde en çok rastlanan modeller çan eteğe sahip ve boru elbise olarak adlandırılan modellerdir. Çan etekli modeller genellikle kadınların bel kısmında daralırken, boru kesim elbiseler bol bir şekilde aşağıya doğru inmektedir.

Etek boyları kadınların tercihine bırakılmakta ve ister yere kadar uzun ister ayak bileklerinde biten elbiseler muhafazakar giyimi tercih eden kadınlar tarafından kolayca bulunmaktadır. Tesettür giyim elbiselerinin yaka modelleri ise aynı normal giyimde olduğu gibi bisiklet yaka, gömlek yaka ya da boğazlı yaka olarak çeşitlilik göstermektedir.

Abiye tesettür giyimde dantel ve işlemeler oldukça yaygındır. Dantel ve taş işlemeleri genellikle tesettürlü kadınların vücut hatlarını belli etmek istemedikleri bölgelerde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Bu sayede tesettürlü kadınlar hem dinin gerektirdiği ölçüleri çiğnememiş olup, hem de şık, özenli ve zarif görünmektedirler.

Abiye Kıyafetlerinizde Aksesuar Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?

Yaz sezonunuza girdiğimiz şu günlerde, katılmamız gereken düğün organizasyonları ve davetlerinin de sayısı bir hayli artmaya başladı. Hanımlarımız, her ne kadar böyle davetler için alışverişlerini son ana bırakmayı tercih etseler bile, biz onlara ani katılmaları gerekebilecek organizasyonlara tedbir amaçlı, dolaplarında 1-2 abiye elbise bulundurmalarını tavsiye ediyoruz.

Abiye kıyafetler, bir hanımın şık görünebilmesi için tek başlarına yeterli olmaz. Kıyafetlerini bütünleyen çanta, ayakkabı ve takılar, her biri geceye hazırlık aşamasının vazgeçilmez parçaları arasında bulunmaktadır. Bu sebeple de, kıyafetinize uygun çanta, ayakkabı ve aksesuar seçeneklerinin elinizin altında olması, size böyle zamanlar için büyük kolaylık sağlayacaktır.

Abiye Kıyafetlerinizde Aksesuar Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?

Kemerler, abiye kıyafetlerin vazgeçilmez aksesuarları arasında bulunmaktadır. Kullanılan kemerin, kıyafete ve hatta kullanılan aksesuarlara uyumlu olması, kıyafetin bütünlüğünü korumak açısından oldukça önemlidir.

Kemerin seçiminde 2 adıma dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi; kemerin kaliteli olmasıdır. Taşlı detaylı kemerler, abiye kıyafetlerinize daha uyum sağlayacaktır. İkinci önemli adım ise; kemerin kıyafete tam uyum göstermesidir.

Katılmanız gereken bir baloysa ve kabarık elbise tercihi yaptıysanız, kemeriniz; elbise kumaşınızın dokusuna ve rengine uyum sağlamalıdır. Aksi takdirde, elbiseniz özel tasarım bile olsa, özelliğini yitirecektir.

Abiye Kıyafetlerde Takının Yeri ve Önemi

Abiye bir kıyafette, kullanılan aksesuar ve takıların yeri, en az kemer detayı kadar önem arz etmektedir. Uyumsuz kullanılan bir aksesuar, göz yoracağı için, elbisenin bütün havasını öldürebilir ve bu durum hayal kırıklığı yaratabilir.

Örnek olarak; kırmızı bir abiye kıyafete en uyum sağlayacak aksesuar; pırlanta veya yakut taşlı aksesuarlardır.

Aksesuara karar verilirken, elbisenin rengi ve dokusu dikkate alınmalıdır. Bir takının maddi değeri, sizin gecenin güzellerinden olmanızı sağlamaz. Kullanacağınız aksesuar imitasyon dahi olsa, şıklığı tutturduğunuz takdirde, gecenin en şık kadını olmanız gayet mümkündür.

Kıyafetle kullanılan takı; evinizde bulunan dekorasyon gibidir. Bir evde kullanılan eşyalar ne kadar kaliteli olursa olsun, zevksiz yapılan bir dekorasyon tüm görüntüyü bozabilmektedir. Aynı mantıkla, sizin büyük paralar ödeyerek aldığınız şık kıyafetiniz, yanlış aksesuarlarla oldukça rüküş görünmenize neden olabilir.